Yazılım İş İlanları ve Şartları

Yazılım İş İlanları ve Şartları
Bilinmeyen Bilişim Kitabı

Türkiye ‘de yazılımcı arayan iş ilanlarına göz fırlatıyoruz.

Bin bir çaba gösterdiniz, gecelerinizi gündüzlerinize kattınız, çalıştınız, didindiniz, uğraştınız, belki bir dünya para bayıldınız, belki okulunu okumak için dirsek çürüttünüz ve netice olarak yazılımcı oldunuz. E babamızın hayrına çekmedik bunca çileyi, elbet ekmeğini yiyeceğiz ve haklı olarak standartların üstünde bir maaş umut edeceğiz.

Yazılım İş İlanları

Hemen giriyoruz iş ilanlarına. Çabamızı, bilgimizi ve birikimimizi paraya dönüştürebileceğimiz bir iş arıyoruz. Karşımıza böyle ilanlar çıkıyor:

Şirketimiz bünyesinde web tasarım departmanında görevlendirilmek üzere, konusunda uzman; diğer ekip çalışanlarıyla uyum içerisinde çalışabilecek, yetenekli ve yaratıcı web tasarım uzmanı aramaktayız.
• Müşteri tarafından onaylanan tasarımı XHTML ve CSS kullanarak web ortamına, W3C standartları doğrultusunda aktarmak,
• ASP .NET Web programlama ile ilgili teknik bilgiye sahip olan
• Hareketli görsel öğeleri (site içi Flash animasyon, banner’lar vb.) tasarlamak ve web sitelerine entegre etmek,
• Buton, icon, banner, fotoğraf işleme gibi temel öğeleri kaliteli bir şekilde ve pratik olarak üretmek
• Web tasarımı konusunda dünyada yaşanan gelişmeleri araştırıp incelemek ve bunları hayata aktarabilmek.
Aranan Nitelikler :
• Yaratıcı, yenilikçi, özgün tasarım yeteneği olan ve görsel gücü yüksek,
• En az 2 yıl web tasarım deneyimine sahip,
• Adobe Photoshop, Adobe Dreamweaver programlarını ileri düzeyde kullanabilen,
• HTML, XHTML, CSS ve JavaScript bilen,
• Portföyünü bize sunabilecek, kaliteli ve beğenilen işler çıkarmış,
• Aldığı işi sonuna kadar götüren ve aldığı her işi başarıyla sonlandırmasını seven,
• Gizlilik ve sorumluluk konularında iş etiğine sahip olan,
• Erkek adaylar için askerliğini tamamlamış veya en az 2 yıl tecilli,
• En azından okuduğu teknik dokümanları anlayacak kadar ingilizce bilen

Yazılım İş İlanlarıHemen belirtmekte fayda var, bu ilan son derece büyük ve ciddi bir iş ilanı sitesinden kopyala/yapıştır yapılarak alınmıştır. Yani bu kriterleri bir tarafımdan uydurmadım. Zaten şimdi dahi bir ilan sitesine gidip yazılımcı ilanlarına göz fırlatsanız, bire bir aynı olmasa da benzer ilanlar görmeniz mümkün.

İlanın sahibi olan şirket Sabancı, Koç yada Türkiye’nin en büyük şirketlerinden biri değil. Son derece sıradan ve standart bir şirket. Dolayısıyla bu aradığı vasıflara sahip kişiye vereceği maaşta çok sağlam rakamlar değil, asgari ücretten hallice bir ücret. Sigorta meçhul, yol-yemek gibi diğer sosyal haklar ise kader ve kısmet.

Özetle ilanı inceleyecek olursak sizin hem yazılımcı, hem web tasarımı yapabilen bir grafiker, hem İngilizce bilen, hem hali hazırda sağlam işler yapmış hemde dünya standartlarında iş yapabilen biri olmanız gerekiyor.

Kişisel Tecrübem

Vakti zamanında çok fazla iş görüşmesi yaptım. Her görüşmede saçma sapan maaş tekliflerini, sosyal haksızlıkları ve çalışma imkansızlıklarını duydukça ikinci bir Halil Sezai olup isyan etmemek mümkün değil. Her birini anlatmıcam, Zaten hepsi birbirine benzer. Bir iki tanesinden bahsedicem.

2 sene önce bu örnek iş ilanı kadar uçuk olmasa da benzer bir iş ilanına başvurdum. Bir iki gün sonra çağırdılar, gittim. Kıç kadar ofis, ne mutfağı var nede iki dakika mola verebileceğiniz bir odası. Görüşmeye geçtik, yaptığım yazılım projelerini gösterdim. Üstelik birde sözlü yazılım mülakatı yapıldı. “Şöyle bir şey yapmak istenildiğinde hangi kodu kullanırsın? Böyle bir durumda hangi aracı kullanırsın?” gibi. Hepsine cevap verdim. 45 dakikalık soru ve kendimi ispatlama sürecinin neticesinde sağ olsun adam beni işe almak istedi ve kendi şartlarını söylemeye başladı;

Maaş 900 TL (O dönemde asgari ücret 750 civarıydı). Hafta içi sabah 8 ‘de gelip, akşam 7 ‘de çıkıyoruz fakat iş durumuna göre uzayabiliyor. Cumartesi yarım gün çalışıyoruz sabah 8’de gelip öğlen 4’te çıkıyoruz ama genelde o saatte çıkamayabiliyoruz. 3 aşamalı bir deneme sürecimiz var. Birinci aşama 1 ay sürer. Yol, yemek, sigorta yok. Ondan sonra ikinci aşamaya geçeriz ve 2 ay sürer, sigorta yaparız, yol ve yemek yok. En son aşamada 3 ay sürer, yol paranı veririz, yemek yok. Üçüncü aşamayıda geçtikten sonra zam ve yemek konusunu değerlendiricez.

Bende düşündüm, ulan acaba böyle bir teklif ile dolaylı yoldan anama bacıma mı sövüyor yoksa en sağlamından billur mu geçiyor yada etrafımda ışıklı ve beni gösteren oklar bulunan tabelalarda “yılın enayisi” mi yazıyor … Yinede efendiliğimi bozmadım, “yok, teşekkür ederim. Ben bu şartları kabul etmiyorum” dedim. Benden hayır cevabı alınca ALLAH razı olsun teklifini iyileştirdi(!) “Tamam o zaman, birinci aşamayı kaldıralım, direk sigorta yapayım, ikinci ve üçüncü aşamalara bakarız“. Baktım olmayacak, adam konuştukça dalga geçen hakaret gibi teklifin neticesinde adama dalacam “ben en iyisi bir düşüneyim” dedim. “Tamam, mutlaka haber ver ama” dedi bi de dürrük …

Başka bir iş görüşmesinde de tam tersi oldu. 1 buçuk sene önce kadardı. Bu tarz saçma sapan iş ilanlarından sıtkım sıyrılmış, parasızlığın dibine vurmuştuk. Bir devlet hastanesinde bilgi işlem sorumlusu arıyorlardı. Yapılacak iş hastanedeki bilgisayarlara bakım işiydi. Format, program kurulumu falan gibi basit işler. Maaş 950 TL olsa da sigorta+yol+yemek verilmesi, evime yürüme mesafesinde olduğu için yol parasının cebime kalacak olması nedeniyle gittim görüştüm. Adam CV’me baktı “sen yazılımcısın, bu kadar şey biliyorsun ve yapabiliyorsun. En fazla 5 ay sonra bu maaşı kabul etmez, işi bırakırsın, bize sürekli çalışacak adam lazım” dedi. “Abi yok bırakmam, çalışırım” desem de “Yazılımcı adam olarak sana bu maaş az ve yaptığın işler basit gelecek fakat maaşları maalesef biz değil merkez belirliyor, o yüzden kesin gidersin” dedi ve beni işe almadı.

Yazılım işi yapmak isteyip yazılım firmalarına başvuruyorsun onlar bir dünya kriter arayıp saçma sapan teklif sunuyor, bilgisayarla alakalı basit bir iş yapmak istiyorsun “sen yazılımcısın dediler, iş vermediler” durumu oluyor. Şimdi ALLAH var hakikaten bir yazılımcı o paraya, öyle bir iş yapmaz ama piyasa şartları yaptırıyor.

SONUÇ

Bu mevzuyu anlatmak ile bitmez. Burada belki iki tane örnek verdim fakat bu yaşadıklarım ne bunlardan ibaret nede ben istisnayım. Yazılımcı olup, benim yaşadığım bu tecrübeleri yaşayan ve yazılımcılık yapmaya tövbe eden arkadaşlarım, internette bu konularda aynı dertlerden müzdarip yazılımcıların yazdığı yorumlar var. Bu yazıdaki olaylar benim düşüncelerim yada görüşlerim değil tamamen tecrübelerimdir. Dolayısıyla “abi bizi soğuttun” tarzında yorumlar gelmesin. Gaza gelmek, hava gazı almak isteyenler haber sitelerini okusun. Oralarda “70 bin yazılımcıya ihtiyaç var, 21. yüzyılın mesleği yazılımcılık” tarzında, piyasanın gerçeklerini yansıtmayan haberler var. Eğer öyle olsaydı ben şu anda size bu makaleyi deniz manzaralı evimin jakuzisinden yazıyor olurdum. Çünkü 70 bin yazılımcıya ihtiyaç varsa ve bulunamıyorsa, yüz yılın mesleğiyse yazılımcılık o zaman çok sağlam paralar almam gerekiyor olurdu.

Ha gerçekten 70 bin yazılımcı arayıpta bulamıyorlarsa uyandırayım, ben ve benim gibi yazılımcı kardeşlerim saklanmıyoruz. Valla bak. Çoğumuz saçma sapan işlerde, sırf aç kalmayalım diye, lise mezunu, en düşük memur maaşından daha az ücrete çalışıyoruz. Mazoşistte değiliz ayrıca. Yani bu durumda olmaktan zevk almıyoruz. Birde bu kadar işle alakalı muhabbetten sonra illa şu anda çalıştığım işle alakalı soru gelecektir. Daha önce defalarca söyledim, bilmeyenler için tekrar söyleyeyim. Şu anda hepinizin adını bildiği çok büyük bir şirketin AR-GE bölümünde çalışıyorum. Çok büyük rakamlar aldığımı zannetmeyin, asgari ücretin 1 buçuk katına yaklaşık bir ücret diyeyim, siz gerisini anlayın. Ha “bütün yazılımcılar bu sorunları yaşar, bütün yazılımcılar sürünür, hiç biri iyi maaş almaz” demiyorum. Çok güzel şartlarda çalışanlarda var fakat genel anlamda şartlar böyle.

Söz konusu yazılım işinde çalışmak olunca mevzunun sonu gelmiyor. Bunun gibi 10 yazı yazsak azdır şartları anlatmak için. Daha fazla uzatmayalım ve son noktayı koyalım.

Bilinmeyen Bilişim Kitabı
  • Serhat AYIK

    Valla kardeş aynı benim yaşadıklarım sanki senin ağzından çıkmış bende büyük bir firmanın arge bölümünde çalışıyorum. anlattıklarının hepsini birebir yaşadım bir eksik bir fazla diyebilirim sadece…

  • Figen Atik

    Yeminle başınıza gelen o 2 olay benim de başıma geldi, ilk gittiğimde adam anlatıyor anlatıyor, e öleyim göm dedim içimden. Bir de geçmiş ukala ukala diyor ki zamaninda ben de sizin gibi calisiyordum, simdiki gencler para derdinde. Babamin hayrina calisacak degilim tabii ve madem benim gibiydiniz halden anlamaniz gerekiyordu, halimi deşelemeniz değil dedim. Çok sinirlenmiştim, hatırladıkça yine sinir oldum bak, gıcık şişko adam. Diğer yer de emin misiniz gelir misiniz vs dedi, dedim kesin var çakallık; niye inanmiyorlar anlamadim, tamam olur diyorum neyine inanmiyorsunuz? Siz bize fazlasınız dedi, e o zaman ne haltima cagirdin o kadar yol geldim topuklularla, ayagimin arkası soyuldu, 3 gün o acıyla gezindim ben! Ne bedbahtmışım. Tüh bana.