Üniversitede Kendini Ekstra Geliştirmek

Üniversitede Kendini Ekstra Geliştirmek
Bilinmeyen Bilişim Kitabı

Üniversitedeki eğitimin yetersiz olup, üniversitede kendisini nasıl ekstra geliştirebileceğine dair gelen soruyu cevaplıyoruz.

SORU:

Merhaba. 12. Sınıf veritabanı bölümü bilişim öğrencisiyim. Yaklaşık 8 aydır android öğrenmeye çalışıyorum. Sorum İyi bir Üniversiteye gittik (Örnek : İtü , Boğaziçi ). Bilişim öğretmenlerimden aldığım bilgilere göre üniversitede verilen yazılım bilgisi üst düzey değilmiş . Sizce üniversitede kendimizi geliştirmek için neler yapabiliriz ?

CEVAP:

Alınan Eğitim

KodcuHerif.Com ‘da da sürekli yeterli değil diye bahsediyoruz. Hatta bir çok konuda bilgisayar programlama bölümü mezunu olanların bilgisayar programlamaya dair hiç bir şey bilmeden mezun olduğundan, veri tabanı bölümü mezunlarının kayda değer veritabanı bilgisi olmadan mezun olduğundan defalarca kez bahsettik. Bu sadece bilişim alanında değil, neredeyse bütün bölümlerde geçerli olan bir durum. Çünkü bizim eğitim sistemimiz ezbere dayalı teorik bir eğitim sistemi. Halbuki kalıcı ve kaliteli bilgi ancak uygulamaya dayalı pratik ile mümkün olabilen bir şeydir.

Üniversitede Alınan EğitimGeçen bir kardeşimize de yazmıştım; “Çok okuyan mı bilir, yoksa çok gören mi bilir?” şeklinde çok meşhur bir soru var. Bu soru yıllardır, sanki cevabı çok zor ve ters köşe yapma potansiyeli olan bir soruymuş gibi dilden dile dolaşır. Halbuki cevap çok basittir; Elbette çok gören bilir. Çünkü insan beyni daha çok gördüğü ve pratik ettiği şeyleri hafızasına kazır. Örneğin bir mekanın nasıl bir mekan olduğunu size en iyi o mekanla ilgili yazı okuyan kişi değil, o mekanı gören kişi anlatabilir. Bize en yakın örnekte yazılımdır. Sabahtan akşama kadar yazılımla alakalı kitaplar okusanız bile hiç bir şey öğrenemezsiniz. Öğrenebilmeniz için bilgisayar başına oturacaksınız, kod yazacaksınız.

İşte bizim eğitim sistemimizde bu yok. Sürekli ezberci ve notlara dayalı bir sistem söz konusu. Öğrenci dersten geçer not aldıktan sonra gerisinin önemi yoktur. Sınava bir kaç gün kala, o sınav konularına çalışır, sınavdan geçer, 1 ay sonra unutur ve o derse dair soru sorsan cevap veremez. Çünkü amaç öğrenmek değil, sınavdan geçmektir. Hocalar da ayrı bir dert. Gelir sınıfa, anlatır dersi, çıkar. Ay sonu maaşına bakar. Öğrenmek isteyen bir öğrenci olursa ya adam gibi bilgi vermez ya da ücretli ek ders verir.

Ek dersler, kurslar, etüt merkezleri, dershaneler, özel öğretmenler, özel liseler, özel üniversiteler… Bizim ülkemizde eğitim resmen bir gelir kapısı olarak görülüyor. Halbuki gelişmiş ya da gelişmeyi hedefleyen ülkelerde eğitim en temel unsurdur. Bir eğitim sisteminde, bilgi almak ve kendisini geliştirmek isteyen öğrenci, maddi imkansızlıklara takılıyorsa, o ülke gelişmekte sorun yaşar. Örneğin, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde herkese verilirken, bizim ülkemizde yazılım eğitimi almak isteyen biri, yazılım kurslarına tonla para bayılmak zorunda kalıyor. Kurstan mezun olduktan sonra bir firmanın aradığı niteliklere sahip olamadığı gibi, aylarca kurs borcu ödemek için uğraşıyor.

Üniversitede Alınan Eğitim

Şimdi soruda örnek verilen üniversiteler kaliteli üniversiteler. Dolayısıyla ülkemizde verilen üniversite eğitimlerinden nispeten daha iyi. Fakat burada da dikkat edilmesi gereken unsur verilen eğitimden ziyade eğitim alacak öğrencidir. Gidilen üniversitenin iyi ya da kötü olmasını bir kenara bırakalım. Atıyorum yazılım mühendisliği bölümüne giden bir öğrenciyi düşünelim. İlkokul ve orta okulda bilgisayarla alakalı kayda değer bir şey öğrenmiyor. Lise desen bilgisayarla alakalı bir bölüme gitse bile, 4 yılda alınan eğitim temel düzeyi geçmiyor. Tüm bu noktaya kadar ağırlıklı olarak matematik, fizik, kimya, biyoloji ve diğer dersleri öğrenciye yüklemeye çalışıyorlar. Kısacası üniversite sıralarına oturana kadar yazılıma dair kayda değer hiç bir şey öğrenmemiş oluyor. E üniversite hocaları da aynı yollardan geçerek öğretmen oluyor. Şimdi o yollardan geçen öğretmen öğrencilere ne öğretsin, öğrenciler ne öğrensin…

yazılım eğitimi almak isteyenTüm bunların yanı sıra yazılıma dair iyi seviyeye ulaşmak 4 senede çok rahat olacakmış gibi, derslerin arasına fizik, kimya, biyoloji ve diğer yazılım ile alakası olmayan dersleri sıkıştırıyorlar. Yahu adam üniversiteye gelmiş. Bölümü yazılım mühendisliği. Belli ki üniversiteden mezun olduktan sonra yazılımcı olacak. Ne yapsın fiziği, kimyayı, matematiği… Hadi matematik yazılım için gerekli ama artık üniversite sıralarına oturmuş. Üniversite sıralarına oturduğuna göre yazılım öğrenmek için gerekli matematik bilgisine sahip. Bu dakikadan sonra ne uğraştırıyorsun kosinüsle, sinüsle… Onun yerine mobil uygulama nasıl yapılır onu göster, alternatif veritabanları göster, tasarıma dair bir kaç kayda değer bilgi ver. Yok, illa hangi bilgi işine yaramayacaksa onu öğretmeleri lazım… Neyse, yine eğitim sistemine girdik ve çıkamıyoruz. O yüzden soruya odaklanalım.

Üniversitede kendini geliştirmek isteyen bir gencin öncelikle kafa yapısını değiştirmesi gerek. Üniversitedeki mevcut verilen eğitimler ile kesinlikle yetinmemeli. Çünkü bu noktaya kadar belirttiğimiz üzere alacağı eğitim asla yeterli olmayacaktır. Zaten bu bilinçte olan kişi kendisini ekstra geliştirmesi gerektiğinin bilincindedir. Her şeyden önce amacı bu alanda başarılı işler yapmaktır. Bu da merak sahibi ve ekstra çalışmaya hevesli olduğu anlamına gelir.

Her ne kadar bu noktaya kadar eğitim sistemindeki sorunları ziyadesiyle dile getirsek de, S.S. kanunları çerçevesinde bu sisteme uymak zorundasınız gençler. Yani “eğitim sistemi boktan, o yüzden dersleri ve okulu sallamıcam, kafamın dikine gidicem” deme lüksünüz yok. Zaten KodcuHerif.Com ‘daki bir çok konuda işverenlerin bilgiden önce mezuniyet durumuna baktıklarından bahsetmiştik. Dolayısıyla öncelikli olarak derslerinize odaklanmanız gerekiyor. Önce derslerinizden iyi not almalı, ondan sonra kalan vaktinizde kendinizi geliştirmeye çalışmalısınız.

Bunun için bir sürü imkanınız var aslında. Çünkü 2 ayda bir sınav dönemi olduğunu varsayarsak, standart bir üniversite öğrencisi sınavlara 2 hafta kala derslere kasıp geçiyor. Dolayısıyla 6 hafta kafasına göre takılıyor demektir. Bu 6 haftada kendinizi istediğiniz bir konuda geliştirebilirsiniz. Bunun yanı sıra 1 ay civarı ara tatil, 4 ay civarı da yaz tatili var. Yani yılda sadece tatiller ile yaklaşık 5 ay sizin istediğiniz bir alana yönelip, o alanda kendinizi geliştirme fırsatınız var demektir. Bu da o alanda temel seviyede dahi olsa bilgi sahibi olmanız için yeterli bir süredir.

Çok sevdiğim bir söz var; “En iyi meslek öğrenciliktir“. Günde yaklaşık 6 saat ders görülüyor. Onu da bir kısmı makara, gırgır ile geçiyor. Okuldan sonra bütün vakit öğrencinin kendisine kalıyor. Hadi iyi bir öğrenciyse o gün okuldan sonra 2 saat ders çalışır, günde kendisine 16 saat kalır. Uyku 8 saat, diğer zorunlu unsurlar içinde 2 saat desen günde 6 saat istediğiniz gibi geçirebileceğiniz zaman anlamına geliyor. Her gün 6 saat bir alanda kendinizi geliştirmeye odaklansanız, 1 yılda o alanda kendinizi gayet iyi geliştirmiş olursunuz. O 6 saati İngilizce öğrenmeye harcasanız, 1 yılın sonunda tercüman olursunuz. Yazılım öğrenmeye harcasanız, 1 yılın sonunda iyi kötü yazılımcı olursunuz. Başlayın bir yazılım projesine, sürekli internette araştırmalar yapın, yavaş yavaş hem projeyi hemde kendinizi geliştirin. Ben üniversiteye giderken bırakın cep telefonundan internete girmeyi, cep telefonlarının resim çekme özelliği bile büyük bir olaydı. Dolayısıyla şimdilerde kendisini geliştirmek isteyenlerin ellerinde internet gibi bir nimet varken, kendilerini geliştirmesi için önlerinden hiç bir engel yok.

SONUÇ

Üniversite sıraları, hayatınız boyunca en çok özlemle arayacağınız yerdir gençler. Genel olarak kira, elektrik, su, yeme, içme ihtiyaçları için para kazanma derdi yoktur. Tek yapmanız gereken, iyi kötü okulda verilen bilgileri almak, sınavda o bilgileri aldığınızı ispatlamaktır. Kendinizi geliştirmeye en müsait yıllar okul yıllarıdır.

Genel olarak maddiyatın aile tarafından karşılandığı, günün büyük bir kısmının sizin istediğiniz şekilde geçirebilmenize imkan tanındığı, yılda 4-5 ay tatilin olduğu yıllarda kendinizi bir alanda çok rahat geliştirebilirsiniz. Eğer geliştiremezseniz, iş arama derdinin olduğu, iş bulup günde en az 10 saatinizi işe harcadığınız, aile kurduğunuzda kira, elektrik, su, gıda ihtiyaçlarınızı giderme derdine düştüğünüz, ev için yapmanız gerekenler için vakit harcadığınız, iş yerinin size sunduğu haftalık 1-2 gün, yıllık 2 haftalık tatilde kendinizi hiç geliştiremezsiniz.

Bilinmeyen Bilişim Kitabı