Üniversite ve İş Dünyası ile İlgili Bir Kaç Soru

Üniversite ve İş Dünyası ile İlgili Bir Kaç Soru
Bilinmeyen Bilişim Kitabı

Bir kardeşimizin üniversite ve iş dünyası ile ilgili bir kaç sorusunu cevaplıyoruz.

SORU:

Merhaba ben İbrahim kaya bir kaç soru sorma ihtiyacı duydum, ilk soru biraz daha kişisel diğer sorular genele hitap ediyor . Mail ile cevaplamanız daha iyi olabilir.
– yazılım alanında ilerlemek istiyorum –

Şuan üniversiteye hazırlanan bir öğrenciyim çalışmalarıma göre yıldız teknik civarı bir üniversitenin bilgisayar mühendisliğine gitmeyi düşünüyorum , şimdi çok üst düzeyde bir üniversiteye gidemem gibi ( odtü boğaz içi gibi ) ama onlardan sonra gelen üniversitelere yerleşebilirim – soruyu çok uzattım – bu düzeydeki üniversitelere yerleşip kendimizi geliştirmeyi aksatmadan bir izlersek sizin yaşadığınız sıkıntıları yaşar mıyız ?
– daha çok parasal sıkıntılar –

Mesleği zorluklarından baya bahsettiniz bu insanların gerçeği gösterme konusunda iyi olduğunu düşüyorum ama okuyunca hiç mi iyi yönü yok bu işin diyor insan 🙂 .

İyi bir üniversiteden boş olarak mezun olmayıp iyi bir yerlere gelme ihtimalimiz nedir ?

Üniversite sürecinde bir dönem okumak için yurt dışına çıkmamızın getirileri nedir ?

Üniversiteden sonra proje geliştirmeye çalışmak mı yoksa bir işe girip çalışmak mı daha iyidir ?

CEVAP:

Sorular çok hoşuma gitti =) Gayet güzel sorular 😉 İlk soru bence gayet genel, özel cevaplanacak bir soru değil. Özelden sadece konu açmaya değmeyecek, basit cevaplar gerektiren soruları cevaplıyorum.

Akademik Kariyer

Akademik KariyerAkademik kariyer yapmak isteyen kardeşlerim, akademik kariyer yapmayanlara oranla elbette daha az sıkıntı yaşarlar. Parasal açıdan ise daha garanti yola sahip olmuş olurlar. Sağlam bir akademik kariyer sahibi bir kişi sağlam bir şirkete kapak atıp, sağlam bir maaşla hayatlarını garanti altına almış olur. Fakat sık sık dile getirdiğim gibi maalesef Türkiye ‘de bilişim ve teknolojiye olan yatırım az. Büyük şirketler üretmek ve üretecek eleman çalıştırmak yerine satın almayı tercih ediyorlar. Bu anlayışın değişmesi lazım, ki son okuduğum haberlere göre geçte olsa bazı şeylerin farkına varılmış ve AR-GE ‘ye destek artıyor.

Bana gelecek olursak; Evet, ben sıkıntılar yaşadım ve yaşıyorum. Bunun nedeni önümde bazı engellerin olması ve kişisel yapımdan kaynaklanıyordu. Ben girişimci bir ruha sahibim ve hiç bir zaman akademik kariyer yada bir şirket bünyesinde olma hayalleri kurmadım. Hep bir şeyler üretmek, başarmak ve kendim bir tohum ekip onu dev bir çınara dönüştürme hayalleri kurdum. Bunun için ne gerekiyorsa o konuda kendimi bireysel olarak geliştirmeye çalıştım ve geliştirmeye devam ediyorum.

Sabah 8, akşam 6 çalışayım, ay sonu maaşıma bakayım” kafasında olmadım. Şirketlerde yazılı olmayan kurallardan biri olan, yöneticilere sanki kutsal bir varlık gözüyle bakmadım. Mantığıma sığmayan kurallara tahammül edemedim. Dürüstlüğümden ve gururumdan taviz veremedim. Yöneticilerin gözüne girmek için asla tarzımı, düşüncemi ve davranışlarımı değiştirmedim.

Bu yazdıklarım dolaylı yoldan kendimi övmek gibi görünebilir kardeşlerim ama inanın bana büyük bir şirkette çalışırsanız daha iyi para ve mevki sahibi olmak için benim bu yapmadıklarımı yapmanız gerektiğini anlar, bunları yapan bir sürü kişinin olduğunu da görürsünüz.

Fakat yinede ben bu zamana kadar sektörel sıkıntılardan bahsederken “ben sıkıntı çekiyorum, ben sıkıntı çekiyorsam sektör berbat demektir ve herkes sıkıntı çekiyordur” kafasında olmadım. Etrafımda yazılım yada bilişim sektöründe olan diğer kişiler ile yaptığım diyaloglar, okuduğum yazılar, yorumlar, gözlemlerim neticesinde sektörel sıkıntılardan bahsettim. Dolayısıyla benim yaşadığım bu sıkıntılar bana özel değil.

Benim yaptıklarımı yapın” kesinlikle demiyorum. Ben bu yapı nedeniyle çok bedel ödedim ve ödüyorum. Fakat bu ödediğim bedelin karşılığını çok yakında alacağıma da inanıyorum. Bir inancınız varsa, o inanç uğrunda ne olursa olsun kendinizden taviz vermeyin. Ne kadar taviz verirseniz o kadar inancınızdan uzaklaşırsınız.

Mesleğin Zorluğu

Mesleğin elbette çok iyi yanları var, ki bunu Yazılımcı Olmanın Sunduğu Avantajlar konusunda yazdım. Fakat benim amacım yazılımı çok kolay öğreneceğini zannedenlere aslında kolay olmadığını, bir uygulama yapıp kısa sürede deli gibi para kazanacağını düşünenlere ise aslında böyle bir ihtimalin milyonda bir olduğunu göstermek. Benim göstermem durumunda görmeyenler, deneyip daha zor ve acı şekilde görürler, ki ben denemeleri taraftarıyım. O yüzden “sakın denemeyin, yapmayın” demiyorum. Aynı zamanda da sektörel sıkıntılar var, ki bunu iş ilanlarına bakıp, iş ilanlarında aranılan kriterlere bakarak anlamak zor değil =)

Yazılım aslında kendisini ve yaptığı işi pazarlamayı bilen adama çok kazandırır. Diğer yazılımdan para kazananlar ise şans eseri, karşılarına hiç ummadıkları anda bir fırsat çıkarak para kazanır. Bu iki para kazanan kesim küçük, para kazanmayan ise büyük bir kesim vardır. Abartısız söylüyorum ben kendimi ve yaptığım işi pazarlasaydım, birazda risk alsaydım çok daha iyi noktalarda olurdum.

Bunu benim bilgi ve tecrübelerimin yarısına bile sahip olmayıp, bu sektörden deli gibi para kazananlara dayanarak söylüyorum. Onlar risk aldıkları, kendilerini ve yaptıkları işi pazarladıkları için kısa sürede evlerini alıp, altlarına araba çektiler. Ben ise ay sonu hesabı yapıyorum =)

Tabi bu bahsettiğim bir şirkete girip, maaşlı çalışanlar için geçerli değil. Günümüzde standart bir yazılımcı ortalama 1.500-2.000 TL maaş alıyor ve bununla da ev ve araba almak mümkün olmuyor elbet =) Yazılım şirketi sahiplerinden bahsediyorum, ki çoğunun bilgisine, yaptığı işe karşılık kazandıkları paraları görünce gülsem mi ağlasam mı karar veremiyorum …

İyi Bir Üniversiteden Dolu

Mezun Olmakİyi bir üniversiteden dolu mezun olmak durumunda iyi yerlere gelme şansınız elbette artar. Fakat bu sadece şirketlerde çalışmayı düşündüğünüz sürece geçerlidir. Ayrıca burada “dolu” dan kasıt diploma notudur. Çünkü şirketler iş görüşmelerinde “gel bakalım buraya, sen ne biliyorsun, otur bilgisayar başına, başla kod yazmaya” deyip, yazdığın koda bakarak seni işe almaz. Okuduğun okula ve  kaç olduğuna bakarlar. Daha sonra şirket bünyesinde bilgine ve çalışma performansına göre yükselebilirsin.

Kendi işini kurmak yani girişimci olmak söz konusu olduğunda ise diploma ve diploma notu 5 para etmez =) Girişimciliğin en güzel yanı budur; Herkese eşit mesafededir. Okullarda bir şirket kurup, o şirketi kolay ve kısa yoldan nasıl çok para kazanacak bir şirkete dönüştüreceğin öğretilmez. Bunun bir formülü olsa, bu formülü bilenler zaten kendileri uygularlar ve sana öğretmeye çalışmak ile uğraşmazlar. Dolayısıyla okul sizi sadece iyi bir şirkette, iyi bir pozisyonda çalışmanız için gerekli olan bilete sahip olmanızı sağlar.

Yurt Dışına Çıkmanın Getirisi

Yurt dışına çıkmanın en büyük getirisi elbette iyi bir dil sahibi olmak, ikincisi ise yurt dışındaki şartlar ile ilgili bilgi ve tecrübe sahibi olmaktır. Yurt dışında uygulanan yöntemleri, işleyişi ve yapacağınız işe katkıda bulunması muhtemel unsurları biliyor olursunuz. İş dünyasında bilgi ve tecrübe çok önemlidir. O yüzden her ilanda “tecrübe” kriterini koyarlar.

Fakat belirtmeden geçemeyeceğim, yurt dışına çıkmış olmak “kralsınız” anlamına gelmiyor. Şu anda dünyanın en büyük işlemci üreten firmalarından biri olan AMD’denin New York ofisinde 2 yıl çalışmış bir tanıdığım var ve çalıştığım şirkette sıradan bir yazılımcı olarak çalışıyor. Kendisine göre nedenleri var, bunu bir türlü öğrenemedim 😀 “Ailevi nedenler” deyip geçiştiriyor. Yinede denmiyor ki “bu adam AMD’de çalışmış, bunu yönetici yapalım“. Hollanda ‘da, Ukrayna ‘da ve diğer ülkelerde eğitim almış arkadaşlarımda aynı durumdalar. “Neden daha çok para kazanabileceğin bir şirkete gitmiyorsun?” diye sorduğumda “iş yok” diyorlar.

Görüldüğü üzre bahsettiğim sektörel sıkıntıları tahmin yada varsayım sonucunda yazmıyorum. Dolayısıyla iş dünyasında yazılı kurallar yoktur. “Şunu yaparsan kesinlikle iş bulursun/bulamazsın” yada “bunu yaparsan kesinlikle çok para kazanırsın/kazanamazsın” demek mümkün değil. İş aradığınız şehir, çalıştığınız şirket ve benzeri bir sürü unsur da etkenler arasındadır.

mı Yoksa İş Tecrübesi mi?

Aslında ikisi de önemlidir ve ikisi de birbirine benzer. Yani çok sağlam bir proje yapmak, çok sağlam bir şirkette iş tecrübesine sahip olmak ile aynı şeydir. Diğer yandan dandik bir proje yapmak, dandik bir şirkette çalışmak ile aynı şeydir. Dolayısıyla ikisi de sizin bilginizin referansıdır. Tabi iş başvurusu yaptığınız şirket, daha önce çalıştığınız şirket ile aynı sektörde ise o zaman daha ağır basar. Çünkü başvuru yaptığınız şirket, küçük yada büyük olsun rakibiyle ilgili bilgi sahibi birisini bünyesine katmak ister. Aynı zamanda size yaptıracağı işi çok daha kısa sürede öğrenip adapte olacağınız için zamandan da kazanmış olur.

SONUÇ

Cevap baya uzun oldu. Herhalde bu zamana kadar verdiğim en uzun cevaptı =) Konunun başında da belirttiğim gibi sorusunun güzel olması, içinde birden fazla soru olması ve benimle ilgili noktaların olması cevabın bu kadar uzun olmasına neden oldu. Umarım bütün sorulara cevap verebilmişimdir =)

Bilinmeyen Bilişim Kitabı
  • dankota

    çok teşekkürler bu kadar uzun cevap beklemiyordum 🙂 artık bundan sonrasını yaşayıp göreceğiz 🙂 . AMD de çalışan kişiyi bende merak ettim 🙂 üniversiteden sonraki dönem için aklımda sağlam fikirler varsa proje üretmeye yoksa da iş tecrübesi edinebilirim gibi tabi 5 sene içerisinde kim bilir neler olur 🙂 – ibrahim kaya