Üniversite Hazırlık Sınıfında Bir İşte Çalışmak

Üniversite Hazırlık Sınıfında Bir İşte Çalışmak
Bilinmeyen Bilişim Kitabı

Mevcut bilgileri ile hazırlık sınıfında bir işe girip çalışıp çalışamayacağını soran kardeşimizin sorusunu cevaplıyoruz.

SORU:

Merhaba Kodcuherif yazılarını merakla ilgiyle okuyorum.
Lise son sınıfım küçüklüğümden beri bilgisayarla ilgileniyorum hemen hemen çoğu alanda (yazılım,donanım,Grafik ) bilgi sahibiyim ama hiç birinde uzman değilim 🙂 Bilgisayar Mühendisliğini tercih edicem.Asıl sorum şu html Css ,corel draw,illustrator,fireworks,photoshop biliyorum.Bilgisayar müh. okurken hazırlıkta bu bilgilerim sayesinde bir yerde çalışabilir miyim?

CEVAP:

“Biliyorum” Kelimesi

Bu “biliyorum” kelimesi bende alerji yapmaya başladı =) Bu bahsettiğin özellikler bir ve Grafik Tasarımcının sahip olması gereken özellikler. Dolayısıyla evet, bunları gerçekten biliyorsan bir işe girip çalışabilirsin. Fakat altını çizerek söylediğim gibi bunları gerçekten biliyorsan çalışabilirsin.

Bunu özellikle belirtmemin nedeni, çoğu bilmeyen kardeşimin “biliyorum” kelimesini kullanması. Yani sürekli söylediğim gibi 2 kod öğrenen “ben yazılımcıyım, ben yazılım biliyorum” demesi gibi. Halbuki bir şey için “biliyorum” kelimesini kullanabilmek için o şeyde piyasa standartlarında iş yapabiliyor olmak gereklidir. “Uzmanım” demek içinde piyasa standartlarının üstünde iş yapabiliyor olmak gereklidir. Bu yüzden piyasayı iyi gözlemlemek ve bilmekte fayda var.

"Biliyorum" KelimesiSoruyu soran kardeşim yanlış anlamasın, maksat burada “sen aslında bilmiyorsun, bildiğini zannediyorsun” demek değil. Sadece biliyorum derken bundan kastın ne anlama geldiğini anlatmaya çalışıyorum. Yoksa bende her şeyi bildiğimi iddia edebilirim. Fakat özünde her şeyi bilmiyorum, sadece bir çoğunda temel bilgim var ve bu temel bilgiler benim bir işe girip çalışmamda yeterli olmaz. Örneğin Java konusunda bilgim var fakat Java bilmiyorum. Ara ara, öğrenmeye çalışıyorum. Bu bilgimde Java bilen kişi arayan bir firmada çalışmamı sağlamaz.

Bahsettiğin şeylerde de piyasa standartlarında işler yapabilmen için çok uzun yıllar sürekli uğraşman lazım. Umarım gerçekten piyasa standartlarında, bir kişinin “bana şunu yap” demesi durumunda yapabilecek seviyede biliyorsundur.

Zaten bir şirkete gidip “ben bunları biliyorum” dediğinde ilk görmek istedikleri şey referansların yani yaptığın işler olacak. O referanslara bakarak seni işe alacaklar. O yüzden senin biliyorum demenin de, bir başkasının bilmiyorsun demesinin de anlamı yok.

Üniversitede hem okuyup hemde çalışmak konusunda yapılabilecek 3 şey var. Birincisi bir firma bünyesinde part-time yani yarı zamanlı çalışma modeli, ikincisi yine bir firma ile anlaşarak modeli, üçüncüsü tamamen bağımsız freelance çalışma modeli. Bu modellere kısaca göz fırlatalım;

; Bir şirket bünyesinde Part-Time olarak yani günün belli saatlerinde yada haftanın belli günlerinde çalışabilirsin. Belli saatlerde çalışma olarak, atıyorum okuldan saat 3’te çıkarsın, şirkete gidersin ve çalışırsın. Belli günlerde çalışma olarak, atıyorum okulun sadece pazartesi, salı ve çarşamba günleridir, perşembe ve cuma günleri boştur. Dolayısıyla sende perşembe, cuma ve cumartesi günleri çalışırsın.

Fakat hem okuyup hemde Part-Time çalışmak biraz zordur. Hemde şirketin ciddi oranda anlayışlı olması gereklidir. Çünkü okul hayatı her zaman bu rahatlığı vermez. Bunun sınav dönemleri var, ödevler var, arkadaşlarla takılma ihtiyacı var.

Şirket İçin ; Bir şirketle anlaşma yaparak, belli bir ücret karşılığında, şirketin verdiği işleri evden yapabilirsin. Bu kendi içinde ikiye ayrılır. Sabit ücret almak ve iş başına ücret almak. Sabit ücret modeli genelde düşüktür. Zira normal işe gelip gidenlere bile kayda değer paraların verilmediği günümüzde, işe gelmeden evde çalışma rahatlığına sahip olanlara asgari ücretten bile az para verirler. Fakat yapılan iş neredeyse işe gelenler ile aynıdır. Bir noktadan sonra “bu kadar para için bu iş çekilmez” der, anlaşmadan vazgeçersin.

Freelance-Calismakİş başına para almak diğerine nazaran biraz daha iyidir. “Ne kadar ekmek o kadar köfte” diyebiliriz kendisi için. Fakat bunda da ücretler ciddi oranda düşüktür. Atıyorum piyasa standartlarında bir web sitesi yada bin liraya yapılıyorsa, bir şirket bünyesinde freelance olarak iş yapıyorsan, şirket sana bu işin karşılığında 100-200 lira civarı verir. Yine bir noktadan sonra “bu kadar para için bu iş çekilmez” der ve anlaşmadan vazgeçersin.

Bağımsız Freelance Çalışmak; Hem okuyup hemde çalışmak için kullanılan en yaygın model budur. Fakat bunda da en ciddi sıkıntı, hemen hemen herkesin yaşadığı gibi müşteri bulmaktır. Hele ki evinden yurdundan uzakta, tanıdık hiç kimsenin olmadığı bir şehirde bu işi yapmayı düşünüyorsan müşteri bulmak çok daha zordur. Zira freelance çalışma modelinde müşteri bulmanın en kolay yolu tanıdıklar aracılığı ile gerçekleşir.

Tabi bu sorunu azda olsa internetin nimetlerinden yararlanarak çözebilirsin. Ya bir internet sitesi kurar onun vesilesi ile kişilerin seni bulmasını sağlar ve iş alırsın yada freelance iş bulmayı sağlayan internet sitelerinden yararlanırsın.

SONUÇ

Hem okuyup hemde çalışmak her zaman çok taktir edilesi bir durumdur. Fakat söz konusu çalışılacak olan sektör web tasarım ve grafik tasarım sektörü olunca sıkıntılar var. Çünkü zaten okumak gibi bir engeli olmayıp bu işten ekmek yemeye çalışanlar sıkıntı çekerken, hem okul ile hemde iş ile aynı anda uğraşmak zordur. Zira bu iş kafa işidir. Hem okulda kafa yorup, hemde okul çıkışında böyle kafa yorucu bir iş yapmak kolay değildir.

Bende üniversite hayatımda hem okuyup hemde çalıştım. Üstelik okuduğum yerde en çok bilgisayar ve yazılım bilgisine sahip biri olarak yazılım ve bilgisayar işi yapmadım. İnternet cafede çay, kahve servisi yaptım =)

Hem okuyup hemde çalışmak gibi kolay olmayan bir şey aileye yük olmamak ve maddi ihtiyaçlar nedeniyle erdemli bir şeydir. Bu nedenle umarım bunu yapabilirsin kardeşim. Tabi derslerini aksatmamak kaydıyla. Önceliğin her zaman derslerin olmalı. Ben istediğin taktirde yapabileceğine inanıyorum 😉

Bilinmeyen Bilişim Kitabı