Türkiye’de Yazılımcı Olmak -2

Türkiye’de Yazılımcı Olmak -2
Bilinmeyen Bilişim Kitabı

Türkiye’de Yazılımcı Olmak adlı yazı dizisinin bu ikinci bölümünde kaldığımız yerden devam ediyoruz. Konunun çok derin olması, uzun bir yazı olmasına neden oluyor. Sıkıcı olmaması adına bölümlere ayırdım ve küçük bir yazı dizisi olacak gibi görünüyor.

İlk bölümde yazılımcı olmak istemenin nedenlerine ve yazılım dillerine inceden bakmıştık. Şimdi ise bu isteğimizi gerçekleştirmemizde önümüze çıkan engellerle yani Türkiye’de yazılımcı olmanın zorluklarına bakarak yazımıza devam ediyoruz.

EĞİTİM ŞART!

Yazılım öğrenmek ve yazılım ile ilgili bir işte çalışabilmeniz yada proje üretebilmeniz için illa ki bir şekilde eğitim almanız gerek. Bunun 3 yolu var;

Üniversite
Üniversite olarak çok sağlam bir üniversitenin Bilgisayar Mühendisliği bölümünü kazanmanız lazım (ODTÜ, Bilkent, İTÜ gibi). Bu üniversitelere girebilmekte bilindiği gibi Güven, Özveri ve Tecrübe istiyor. Standart bir üniversiteye giderek yazılım öğreneceğinizi zannediyorsanız yanılıyorsunuz, çünkü diğer üniversitelerde sadece birkaç dilin sadece temelini öğretiyorlar. 4 yıllık standardın biraz üstünde, kaliteli bir üniversiteden mezun olup, iş hayatına atıldıktan sonra çok sıkıntılar çeken bir sürü kişi tanıyorum.

2 yıllık Programcılık bölümü okuyup yazılım öğreneceğinizi zannediyorsanız daha çok yanılıyorsunuz. Çünkü orada da günümüz standartlarında bilinmesi gerekenler öğretilmiyor. Hatta ben 2 yıllık programcılık mezunu olup HTML’de link kodu yazmayı bile bilmeyen birini gördüm. (Artık ne yaparak mezun olduysa …)

Kurs
Ülkemizde ücretsiz Halk Eğitim Kurslarını duymuşsunuzdur. Buralarda belediyelerin açmış olduğu bazı kurslar var. Bunlardan biride bilgisayar kursu. Öğretilen bilgi ise “bakın bunun adı bilgisayar” seviyelerinde yani en temel düzeyde. Format atmayı öğrenirsen sınıf birincisi olabilirsin.

“Yazılım öğrenicem” dersen en az 10 asgari ücreti, 6 aylığına, kayda değer bir kursa bağlaman gerekiyor. Tabi yazılım gibi kapsamlı bir konu için 6 ayda, temeli olmayan yada çok az olan birisinin öğrenmesi çokta kolay olmadığından kursa katılanların yüzde 5’i kodlamayı öğrenmiş olarak kurstan mezun oluyor. Onlarda 6 ayını kişisel hayattan ve zevklerden kendisini soyutlayıp bu işi öğrenmeye kendini adayan kişiler.

Avrupa da ise, bizde 10 bin TL’ye yakın ücrete verilen kurs, Halk Eğitim kurslarında ücretsiz olarak veriliyor.

Kitaplar, Videolar ve İnternet
Ülkemizde en yaygın yazılımı öğrenme metodu kitap, video ve internet sitelerindeki kaynaklar. Üniversiteye ya da kursa gitseniz de bu kaynaklara muhakkak ihtiyaç duyuyorsunuz. Çünkü haliyle en güncel bilgiler internette yer alıyor.

Kitaplar her gün gelişen yazılım sektörünün hızına yetişemiyor, görsel eğitim setlerinin en güncelini almak gerekiyor ve görerek öğrenmek daha kolay oluyor, internette (forumlar, bloglar vs.) ise Türkçe kaynak yeteri kadar bulunmuyor ve Google Translate sık kullanılanlar listemize hızlı bir giriş yapıyor.

İŞ HAYATI

Üniversite, kurs ya da diğer kaynaklar vesilesi ile yazılımı öğrendiniz. Aylarca kafa patlatmanız durumunda öğrendiğiniz 2-3 yazılım diliyle bir işe girmeye, emeklerinizin karşılığını bir işe girerek paraya çevirmeye niyetlendiniz. Fakat sizin niyet, tahta tezgahın üstündeki tavşanların sevimliliğini fırsata çeviren niyetçilerin niyetleri kadar boş çıkabilir. Zira aylarca binbir çaba, özveri ve harcanan sinirle öğrendiğiniz o 2-3 yazılım dili bir işe girip çalışabilmeniz için yetmez.

Türkiye’de Yazılımcı Olmak -2Örneğin bir web tasarım firmasında işe başlayacak olursanız sizden ASP.NET/PHP, MSSQL/MYSQL, HTML, CSS, XML, Javascript/Jquery ve daha akla gelmeyen bir kaç dil daha bilmenizi beklerler. Hadi onları da bildiniz fakat yine yeterli kabul edilmeyebilirsiniz. Çünkü bazı firmalar fazla uçup bütün bu yazılım dillerini bilme kriterinin yanında Photoshop, Corel Draw, 3D Max programlarını da bilmenizi isteyebilir.

Askerlikle ilişkizin olmaması, en az 2 yıl deneyim, üretilen kayda değer referans projeler, grup çalışmalarında uyumluluk (bu da ne erotik bir kriterdir arkadaş), esnek çalışma saatlerine tahammül gibi unsurları saymıyorum bile. E bu kadar şey biliyorsunuz, bu kadar şey yapıyorsunuz. O zaman standartların üstünde, rahat yaşamanızı sağlayacak maaşları artık kazanabilirsiniz … Desem de inanmayın. Çünkü asgari ücretten hallice ücretlere talim edeceksiniz.

Bir kaç iş görüşmesinin hüsranla sonuçlanması neticesinde, son açıklanan açlık sınırı (1.174 TL) civarında bir ücrete eyvallah diyeceksiniz. Tabi bu ücretler kayda değer üniversitelerin Bilgisayar Mühendisliği bölümünden mezun olup yazılımcı olarak işe başlayan arkadaşlar için geçerli değil, onların durumu da açlık sınırı ile yoksulluk sınırının (3.826 TL) arasında bir yerlerde. Yani 2 bin küsür civarı. (Fiyatlar şehirlere göre değişebilir, KDV dahildir.)

Ben, 7-8 yazılım dili bilen, az çok tasarımdan çakan biri olarak yaşadığım iş tecrübelerini yazıp kitap çıkarsam komedi/dram dalında ödül alırım. Bir çok yazılımcı arkadaşımın yıllarını bu işe verip, iş tecrübeleri nedeniyle yazılıma töbe ettiklerini biliyorum.

SONUÇ (2. KISMEN)

Biliyorum, ister yazılımcı olun, ister yazılımcı olmaya niyetlenen yazılımcı adayı olun hepiniz bu kısma kadar yazılanları okuyup baya bir efkarlandınız ve psikolojiniz bozuldu. Çok iyi bir psikolog tanıdığım var, destek almak isteyen Twitter’dan beni takip etsin, komisyon alıyorum kendisinden, zaten bu yazıyı da onun için yazdım. (Şaka, tanımıyorum psikolog falan, takip etmeyin.)

Elbet birileri çıkıp, buradaki kriterlerin yarısına sahip olan ve b.k gibi para kazanan kişileri örnek verecek. Unutmamak gerek ki istisnalar kaideyi bozmaz, kurunun yanında yaş telaş yapmaz … Genelleme yapıyoruz burada.

Bu bölümününde sonuna geldik. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere, kendinize iyi davranın …

WebTekno: http://www.webtekno.com/sektorel/turkiye-de-yazilimci-olmak-bolum-2.html

Bilinmeyen Bilişim Kitabı