İyi Olmayan Üniversiteyi Bırakmayı Düşünmek

İyi Olmayan Üniversiteyi Bırakmayı Düşünmek
Bilinmeyen Bilişim Kitabı

İyi bir üniversitede okumayan, üniversite ve çevresel faktörler nedeniyle üniversiteyi bırakmayı düşünen kardeşimizin sorusunu cevaplıyoruz.

SORU:

Öncelikle merhabalar…
Sizden ögrenmek istedigim birkaç önemli husus var;ne kadarına cevap verebilirsiniz ya da verdiginiz cevapların ne kadarı benim için tatmin edici olur bilmiyorum ama yinede size danışmak istiyorum.Öncelikle *** Üniversitesinde,bilgisayar mühendisliği bölümünde ögrenim görmekteyim.İkinci sınıf ögrencisiyim(tabi alttan aldıgım dersleri saymazsak..).Neyse çok fazla uzatmadan,sormak istediklerimi maddeler halinde sıralayayım.

1-) Üniversitemden memnun değilim,verilen egitimin niteliksiz ve kalitesiz oldugunu düşünüyorum.Sosyal kulüpler(bölüm bazında) ve diger olanaklar da çok kısıtlı,şehir kısmına hiç girmiyorum! kendimi geliştirmeye çalışıyorum ama bir türlü,okul ve şehir etkenlerinden ötürü,derslerime odaklanıp çalışamıyorum ve kişisel gelişim açısından,kendime bir şeyler katamıyorum(olay belki birazcıkta psikolojik).Boşuna burada zamanımı harcadıgımı düşünüyorum! İleride mezun oldugumda,okudugum okulun bana artı(+) olarak bir şeyler katacagını düşünmüyorum.Ve tabiki buda bana gelecek açısından karamsar bir hava katıyor ve umutsuzluga sevk ediyorum maalesef… tekrar sınava girmek ve daha kaliteli bir üniversiteye geçebilmek gibi bir amacım var ama bu seferde altta belirtecegim öncüllerden ötürü,buda canımı sıkıyor.

2-) 23 yaşındayım,yaşıtlarımın çogu okulu bitirdi.Üniversite değiştirme planlarımı sekteye ugratan bir problem daha! Yaş faktörünün çok önemli oldugunu duydum? Mezun oldugumda yaşım sıkıntı çıkaracak mıdır sizce?

Benim açımdan birazcık buhranlı bir dönem,kafamın içerisinde çözemedigim problemler var.Yanlış anlaşılmasın,kişisel problemler değil,sonuçta siz psikolog değilsiniz 🙂 Sadece yaş ve üniversite ile ilgili verileri elinizde topladıgınızı ve sizin kendi şahsınız üzerinde toplandıgını düşünecek olursanız,ne yapardınız? Ne yapmamı önerirsiniz? Kafamda belli sorular ve cevaplar hali hazırda var ama olaylara farklı bir bakış açısıyla,farklı bir perspektiften bakabilecek,bu süreçleri atlatmış ve geriye dönüp baktıgında,şu daha mantıklı olur,bu daha kötü olur diyebilecek birilerine ihtiyacım var gibi görünüyor…

Vereceginiz cevaplar için şimdiden teşekkür ediyorum,esenlikle kalınız…

CEVAP:

Öncelikle üniversitenin adını sorudan sildim. Açık ve net bir şekilde üniversiteyi gömerek cevap yazmayalım =) Diğer yandan sorduğun soru için doğru adrestesin çünkü aynı sorunsalı bende yaşadım. Şimdi cevabımıza geçelim…

İyi Olmayan

Bir çok kardeşimiz liseden sonra mutlaka bir üniversiteye gitmesi gerektiğinin bilincinde. Çünkü piyasada bir sürü işsiz üniversiteli var ve adam gibi bir işe girmek isteyen hiç kimsenin olmama gibi bir lüksü yok. Bu nedenle lisede dersleri iyi olmayan ve üniversite sınavında çokta iyi puanlar alamayan kardeşlerimiz “neresi olursa olsun, yeter ki üniversiteye kapağı atayım” derdiyle üniversite tercih formlarını dolduruyor.

İyi Olmayan Üniversiteyi BırakmakAçıkçası aynı durumu bende yaşadım. Ailevi nedenler, sürekli kendimi bilgisayarda geliştirme isteğim, lisede bilgisayar ile alakası olmayan ve yapmayı asla düşünmediğim mesleki bölümden dolayı çok mükemmel bir eğitim hayatım olmadı. Hal böyle olunca sınavlara da “geçer not alayım da, kaç alırsam alayım” kafasında baktım ve bu şekilde lise bitti. Lise bittikten sonra sıra üniversiteye geldi. ve üniversite sınavından alınan puanlar sağlam olmadığından iyi olmayan bir üniversiteye gitmekten başka çare yoktu. O dönemde bilgisayar bilgim belkide bilgisayar mühendisliğine gidecek öğrenciden çok daha fazlaydı ama üniversiteler gideceğiniz bölüme dair bilginize göre değil, lise diploması ve notunuza bakarak sizi alıyorlar.

Netice olarak iyi olmayan bir üniversiteye kapak attım. Hayatım boyunca İstanbul ve İzmir gibi Türkiye ‘nin en büyük şehirlerinde yaşamış biri olarak kırsal denebilecek bir üniversiteye gittim. Kesinlikle kırsal bölgeleri küçümsemiyorum fakat büyük şehirlerin yaşam şartlarına alışanlar için kırsal bölge gerçekten zor. En büyük sosyal aktivite mekanı bir pastahaneydi, gerisini siz düşünün. Üniversite binası yeni yapılmıştı, doğru düzgün kantini bile yoktu. Oradaki ilk okullar bile bizim üniversiteden çok daha iyiydi, o derece… Normalde masaüstü bilgisayarım olduğu için orada bilgisayarım yoktu. İnternet sitelerim vardı ama ilgilenemiyordum. O zamanlarda akıllı cep telefonu da yoktu, kameralı cep telefonları bile yeni çıkmıştı. Evde TV bile yoktu. Daha sıkıntılar saymakla bitmez…

3-4 aya kalmadı, bir daral gelmeye başladı. Ne yapıp edip oradan kurtulmam gerektiğini düşünmeye başladım. Resmen hapishane psikolojisi yaşıyor gibiydim. Güzel sanatlar fakültesinde okuyan bir arkadaşımla mesajlaşıyordum. Benim yazılarımı okuduğundan sürekli bana “bizim üniversiteye gel. Yazarlık bölümünde okuyanlar senin eline su dökemez. Kesin burayı kazanırsın” diyerek gaz veriyordu… Güzel sanatlar fakültesi yeteneğe göre kabul ettiğinden girme şansım yüksekti. Netice olarak kararımı aldım ve ailemle konuşarak okumakta olduğum üniversiteyi bırakmak istediğimi söyledim. Apar topar geldiler, sorunun ne olduğunu anlamaya çalıştılar ve son kararı bana bıraktılar. Üniversitenin müdürüyle görüşmeye gittik ve belki de hayatımı değiştiren bir konuşma yaparak gözlerimi açtı diyebilirim.

Bana üniversiteyi bırakmam durumunda eve döneceğimi, tekrar sınava hazırlanma, üniversite sınavına girme, sınavdan iyi puan alma, üniversiteye sıfırdan başlama dertlerini ayrıntıları ile anlattı. İyi kötü oradan mezun olarak elimde bir diploma olması gerektiğini, sonrasında zaten istediğim alanda eğitim alabileceğimi söyledi.

Müdür ile konuştuktan sonra bir kez daha düşündüm. Üniversiteyi bırakırsam eve dönecektim. Lise diplomalı biri olarak iş bulmam çok zordu. Tekrar üniversite sınavına hazırlanma derdi yaşayacaktım. Zaten lise diploması mükemmel olmadığı için üniversiteden iyi puan alsam bile çok daha iyi bir üniversiteye gitmem hiçte kolay olmayacaktı. Tüm bu süreçte ailem ile üniversiteyi bırakmış ve tekrar kazanmaya çalışan biri olarak sorunlar yaşayacaktım. Hatta belkide hesapta olmayan daha nice sorunlar çıkacaktı.

Netice olarak üniversiteyi bırakmaktan vazgeçtim. İyi kötü bir şekilde bitirdim. Hatta bir üniversiteyi de açıktan bitirdim. Bu sayede gerek kişisel hayatımda gerekse iş hayatımda “üniversite mezunuyum” diyebiliyorum. Eğer “üniversite mezunuyum” diyemeseydim, benim bilgisayar bilgimin çokta fazla bir esprisi olmayacaktı. Başvurduğum işlerde kısa öz geçmişimde lise mezunu olduğumu gören iş veren, öz geçmişimi çöpe atacaktı.

SONUÇ

Cevabı birebir kendimden örnekle verdim. Çünkü verilebilecek en iyi cevap yaşanmış bir örneğe dair cevaptır. Biz insanoğlu bazen bulunduğumuz noktanın olumsuz yanlarına odaklanarak o noktadan kurtulmak isteriz. Fakat kurtulmak adına attığımız adımlar bizi çok daha fazla olumsuzlukların olduğu bir noktaya taşıyabilir. Bu sadece okul hayatı için değil, iş, evlilik ya da standart bir ilişki içinde geçerli.

Çoğu kişi işinden nefret ediyor, işinde sıkıntılar yaşıyor ve ayrılmak istiyor. Fakat işten ayrılma girişiminin parasızlık, yeni bir iş arama, bulunan işe alışma gibi çok daha büyük sıkıntılara sokma ihtimali var. Dolayısıyla sadece bulunduğumuz noktanın ne kadar kötü bir nokta olduğuna odaklanmak ve o noktadan kurtulmayı düşünmekten çok, o noktadan kurtulmak adına attığımız adım ile hangi noktada olacağımızı düşünerek adım atmalıyız 😉

Bilinmeyen Bilişim Kitabı
  • Okan Karaduman

    Çok merak ettim hangi uni. olduğunu :).Kodçu bey sizin üniversitenin müdürü mü vardı ?

    • Kampüste değildik. O yüzden müdür vardı.

      • Okan Karaduman

        Büyük adammış müdür 🙂

  • Ismail Savran

    Bence çok fazla büyütüyoruz şu diploma olayını. Özel sektörün zayıf olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Böyle olunca heryerde devlet ya olmak zorunda, yada destek vermek zorunda. Devletin karar alıcılarıda kağıda küreğe, prosödüre çok takıyorlar. Amerikada üniversite mezunu olmayanlar işveren konumunda oluyor bilgisayar sektöründe.