İş Bulmayı Sağlayacak Yazılım Projesi Yapmak

İş Bulmayı Sağlayacak Yazılım Projesi Yapmak
Bilinmeyen Bilişim Kitabı

İş bulmayı sağlayacak yapmaya dair gelen soruyu cevaplıyoruz.

SORU:

Öncelikle herkese merhabalar.23 yaşındayım liseyi web programcılığı, üniversiteyi bilgisayar programcılığı olarak bitirdim.işin ilginç tarafı lisede okul birincisi, oldum.yazılım mimariliği konusunda kendime çok güveniyorum.üniversitede proje ödevi olarak otomasyon(c#+sql) ve androidde oyun geliştirdim(tabi %80 kitaba dayalı).Üniversitede öğretmenler benim için çok umutluydu.Lisedeki hocalarım hala beni arayıp sorarlar neler yaptığımı merak ederler.bu sene dgs ile bilgisayar mühendisliğine geçmek istiyorum.arkadaşlar burda amacım kendimi övmek filan değil, burda kasdedilen  bu konuda başarılı olmama rağmen hala bir iş bulamam.internet üzerinde her iş bulma sitesine kaydoldum.her iş ilanlarına cv gönderdim.kuşadasında ikamet etmekteyim malum yazılım  işi istiyorsan gözün büyük şehirlerde olmalı, ama öyle hop diye büyük şehire gidip ben geldim demekte kolay değil.kuşadasında ikamet etmekteyim malum buralarda  yazılım yerine daha çok teknik servis ofisi dolu.yaşadığım yer sebebiyle şuan bir otelde REZERVASYONCU olarak çalışmaktayım.kendi işimi yapamadığım için çok huzursuzum. bu kadar emek bu kadar bilgi yok olup gitme korkusu sardı içimi.biliyorum bazılarınız bırak işi evde kendin çalış geliştir diyebiliyordur ama hayat şartları istedğinizi her zaman vermiyor malesef çalışmak zorundayım.şimdi benim sormak istediğim soru, hadi diyelim çıktım işten oturdum evde makinanın başına nereden başlayım? biliyorsunuz iş yerleri illa bi uygulama geliştirmiş olmanı , illa bir yerde iş tecrübesi(minumum 2 yıl) kazanmış olmanı, illa  7 – 10 adet  arası programlama dili bilmeni istiyorlar.karar verip evde pc’nin başına oturduğum zaman nerelerden başlasam bana iş hayatında faydası olur? hangi dilde bir proje geliştirmeye başlayım? yada yanlış düşünüyor olabilirim varsa doğrusu ne yapmamız gerektiği hakkında bize bilgi verebilirmisiniz. biliyorum benden başka arkadaşlarda vardı  yazılım mezunu ama eli kolu bağlı olanlar.Kendi işini yapmak istiyen arkadaşlar ama pes eden arkadaşlar da  mutlaka vardır.Yoksa bir çılgınlık yapıp kaçıp küçük şehirlerden büyük şehire yerleşip jr developper olup bir şeyler kapmak mı en mantıklısı?

CEVAP:

Öncelikle gönderdiğin sorunun başlığı “Yazılım Konusunda Kendimi Geliştirmeye Nereden Başlamalıyım?” dı. Başlığı görünce “Heh! Yazılıma nereden başlayacağını soran bininci kişi geldi…” dedim ve bu soruya cevap olarak ilgili konu linklerini verip gönderecektim. Fakat soruyu okudukça anlaşılıyor ki senin asıl sorunun yazılımda kendini geliştirmeye nereden başlayacağın değil, iş bulmanı sağlayacak projeye nereden başlamak… O yüzden ona göre cevap vericem…

Korkmayın

Sorunda sahip olduğun başarılı özelliklerden bahsettikten sonra kişilerin seninle dalga geçeceğinden ya da sana tepki göstereceğinden korkarak, amacının kendini övmek olmadığını belirtmene değinmeden edemicem. Güzel kardeşim neden sahip olduğun nitelikleri söylemene tepki almaktan korkuyorsun… Sen burada “ben çok acayibim, ben çok mükemmelim, en iyi yazılımcı benim” demiyorsun ki… Liseyi birincilikle bitirmişsin, üniversitede bölüm birincisi olmuşsun, yani bu zamana kadar elde ettiğin başarıları belirterek kendini tanıtmaya çalışmışsın. Bende kendimi tanıtmak adına “yazılımcı, yazar, girişimci” diyorum. Yazılımcı olduğumu 10 yıldır çeşitli alanlarda tek başıma yazılım projeleri yapmama dayanarak söylüyorum. Yazar olduğumu, 20 yıldır çeşitli alanlarda bini aşkın makale yazmama dayanarak söylüyorum. Girişimci olduğumu, bu zamana kadar para kazanmaya yönelik yaptığım projelere ve kurduğum işe dayanarak söylüyorum. Yani yalan söylemiyorum. Sahip olduğumuz vasıflar bizim söylemekten utanacağımız ya da alay edilmesinden, tepki gösterilmesinden çekineceğimiz şeyler niye olsun ki… Sahip olunan vasıfların söylenmesiyle alay eden ya da tepki gösterenler, hiç bir şey başaramamış veya başarma potansiyeline sahip olmayan, eziklik psikolojisine sahip kişilerdir. İçlerini rahatlatmak, eziklik psikolojilerini bastırmak için alay edip, tepki gösterirler. Karakter sahibi insanlar başarılı vasıflara sahip olmasa dahi başarıyı taktir eden kişilerdir. Bizim atalarımız “yiğidi öldür ama yine de hakkını ver” demiş.

KorkmayınBen neler gördüm bu zamana kadar… İş görüşmesinde “ben yazılımcıyım, ben çok acayibim” diyen kişiye “şuraya bir SQL Select sorgusu yaz” dediğinde apışıp kalanı mı dersin… Senin yaptığın yazılım projesine bakıp “ben daha iyisini yaparım” diyen kişiye “hangi dilleri biliyorsun? ASP.Net mi? PHP mi?” diye sorduğunda “onlar ne? Ben onların ne olduğunu bilmiyorum” diye cevap vereni mi dersin… Daha saymakla bitmez… Hepsinden ziyade ülkemizde ayağına top değmemiş, spor programlarında futbol uzmanıymış gibi çıkıp saatlerce kıraathane sohbeti yapan, bir dünya işsiz varken sağlam paralar götüren bir sürü futboldan anlamayan (sözde) spor yorumcusu varken, bizde sahip olduğumuz vasıfları doğru bir şekilde dile getirebilelim değil mi…

Ha, elbette gereksiz yere vasıflarını dile getiren ve hakikaten tepki gösterilesi, alay edilesi durumlar ve kişilerde var. Örneğin bir kızla tanışırken “Merhaba, ben Ahmet. Üniversiteyi birincilikle bitirdim. Mükemmel bir yazılımcıyım” diyor musun… Demiyorsundur elbet. Onu yapanlar “bak ben süper biriyim, hadi bir an önce sevişelim” kafasına sahip zavallı kişilerdir.

Korkmayacaksın, kendine güveneceksin, sahip olduğun vasıfları, yaptıklarını ve yapabileceklerini, doğru ve dürüst bir şekilde dile getireceksin. Önce sen kendine güveneceksin, ondan sonra başkalarının sana güvenmesini bekleyeceksin. Sen kendine güvenmezsen, başkalarının sana güvenmesi söz konusu olmaz.

Bilişim Sektöründe

Kodcu Herif olarak yazmaya başladığımız günden beri yani bir buçuk yıldır hep 4 yıllık üniversite mezunu olmanın öneminden, şirketlerin diplomaya bakarak işe almasından bahsediyoruz. İlk bundan bahsettiğimiz gün söz konusu şartlar ağırdı. Aradan geçen sürede bu şartlar hafiflemedi, aksine daha da ağırlaştı. Çünkü her sene üniversiteler bir dünya yeni mezun veriyor. O mezunların hepsi iş aramaya başlıyor. Bu da demektir ki atıyorum 100.000 bilişim alanında yeni mezun olmuş, iş arayan öğrenci varsa, mezun oldukları sene bilişim sektöründe en az 100.000 bin yeni eleman ihtiyacının olması gerektiği anlamına geliyor. Fakat durum böyle olmadığı için yani bilişim sektöründen mezun kişi sayısıyla doğru orantılı şekilde bilişim alanında yeni iş imkanları doğmadığı için işsizlik ortaya çıkıyor.

Elbette bulunduğun yerin bir tatil beldesi olması, bilişim alanında büyük şehirlere nazaran çok fazla iş imkanının bulunmamasının da etkisi var. Fakat büyük şehirde olsan, bu sefer çok daha farklı sorunlar ile karşılaşıp iş bulma sorunu yaşardın. Sen bulunduğun yerde bilişim sektörüne yönelik eleman arayan bir firma için muhtemelen iyi bir elemansın. Çünkü senin gibi nitelikli eleman çok fazla yoktur. Fakat bilişim sektörüne yönelik firma sayısı az olduğu için iş bulamıyorsun. Büyük şehirde olsan bu sefer durum tam tersi olacaktı. Yani bilişim sektörüne yönelik firma sayısı fazla olmasına karşılık, senin vasıflarına sahip hatta senin sahip olduğun vasıflardan çok daha fazlasına sahip kişi olduğu için iş bulamayacaktın.

Başarı ve İşsizlik

Geçtiğimiz ay cevapladığımız bir sorudaki kardeşimizde benzer bir durumdan dert yanıyordu (Konu: Yazılım Mesleğine Veda Etmeli miyim? ). O da gayet başarılı denebilecek işler yapmış, gittiği kursu birincilikle bitirmiş, ödüller almış, Türkiye ‘de bilişim sektörüne yönelik en fazla iş imkanına sahip şehir olan İstanbul ‘da aylarca iş aramış fakat bulamamış. O da en son tarlada, çapa ile çalışmaya başlamış. Yani “Büyük şehirde olmak ya da olmamak; İşte bütün mesele bu…” değil.

Yine geçtiğimiz aylarda sohbet ettiğim bir abinin oğlu bilgisayar programcılığı mezunu olup, iş aramaya başlıyor. Bulduğu tek işte kendisine 600 TL maaş teklif ediyorlar. “Ulan asgari ücret 1.000 TL’yi geçti, ne 600 ‘ü…” diye düşünüyor insan ama ülkede ciddi bir işsizlik olunca şartları şirketler belirliyor. Asgari ücret dediğiniz şeyde tamamen yasalara uygun şekilde hareket etmek zorunda olan, büyük şirketler için geçerli. Onlar da zaten diploman da 4 yıllık mezun yazıp yazmadığına bakıyorlar. Küçük şirketlerde maaşları şirket sahipleri belirliyor. Ha, yasal değil elbet. Şikayet etseniz cezai işlem yapılır şirkete. O da 3.000 TL civarı falan para cezası keserler. Adam 5 ay 600 TL’ye çalıştırsa zaten 3.000 TL daha az para vermiş oluyor. Hatta kayıtsız işçi çalıştırıp, devlete o işçi için 1.000 TL civarı ödeme yapmadığından, 5 ayda toplamda 8.000 TL cebinde kalarak 5.000 TL kara bile geçiyor. Yani 3.000 TL’lik ceza adama koymuyor da, korkutmuyor da…

Diğer bir mesele, lisede okul birincisi olman, üniversitede bölüm birincisi olman gerçekten taktir ve firmalar için tercih edilesi bir özellik. Fakat eleman arayan bir firmaya iş görüşmesine gittiğini düşünelim. Sen ve seninle beraber 4 yıllık bilişim sektörüne yönelik bir alandan, standart bir öğrenci olarak mezun olmuş biri işe girmek için başvurmuşsunuz. Firma büyük olasılıkla 4 yıllık mezunu tercih edecektir. Çünkü eğitimde gösterdiği başarı belki senin kadar iyi değil fakat eğitim süresi ve seviyesi senin eğitim süre ve seviyenden daha iyi.

Proje Yaparak İş BulmakKodcuHerif.Com ‘da ki bir çok soruya verdiğimiz cevapta ve makalede iş bulmaya dair “ya 4 yıllık mezun olacaksınız ya da sağlam bir yazılım projesi yapacaksınız” şeklinde tavsiyeler veriyorduk. Fakat söz konusu proje sağlamsa zaten para getirebilecek niteliktedir. Para getiriyorsa da iş aramak yerine o projeden para kazanmaya yoğunlaşmak en mantıklısıdır. Elbette hangi proje sağlamdır, hangi proje para getirme potansiyeline sahiptir, hangi proje sizin kesinlikle iş bulmanızı sağlar şeklinde konuşmak mantıklı değil. Çünkü yine daha önce söylediğimiz gibi, bir projeyi başarıya ulaştıran ya da o projenin kayda değer bir proje olmasını sağlayan tek bir unsur yoktur.

Bu zamana kadar proje yaparak iş bulmak adına verdiğimiz tavsiyelerin hepsinin nedeni geçmiş tecrübeye dayanıyor. 4-5 yıl kadar önce yaptığım bir yazılım projesini hangi şirkete göstersem “yarın gel başla” dedi. Söz konusu yazılım projesi ilan sitesiydi. Fakat psikopatlık derecesinde yapılmış bir projeydi. Bir site içinde 13 farklı site varmış mantığında çalışıyordu. Günde 18 saat civarı uğraşarak 3 ayda bitirmiştim. Şimdi aynısını yap deseler hayatta yapmam. Diğer yandan aynı projeyi bugün iş görüşmelerinde göstersem, yine “yarın gel başla” diyecekleri de meçhul. Çünkü 4-5 yılda köprünün altından çok sular aktı. 4-5 yılda piyasaya bir sürü arayan kişi girdi. Bunların arasında bir dünya sağlam üniversite mezunu var. Bilişim sektöründe iş arayan sayısı arttı. Tüm bunların yanı sıra de çok değişti. Benim bahsettiğim yıllarda akıllı telefonlar yeni yeni görülmeye başlıyordu. Şimdi sanki akıllı telefonlar milattan önce çıkmış gibi herkesin elinde… Dolayısıyla bugün bir proje yaparak iş bulma imkanı içinde kesin bir şey söylemek mümkün değil. Sadece şirketlerin mobil uygulama yaptırma sevdası var ve sağlam mobil uygulama yapan firma ve kişi sayısı, sektörün talebini karşılayacak kadar iyi olmadığı için, mobil uygulama geliştirme konusunda çalışmalar yapılmasını tavsiye edebilirim.

SONUÇ

Netice olarak gençler şartlar çetin. Eskiden iyi bir yazılım projesi yapıp, işe kesinlikle girilebileceğini düşünmek mümkünken bugün aynı rahatlıkta konuşmak zor. Zira işsizlik ciddi boyutlarda. Diğer bir büyük sıkıntı ise bilişime yönelik ana yatırım kanalı olan devleti geçtim, firmalarda ekonomik sıkıntılar nedeniyle bilişime yatırım yapmıyor. Eskiden firma kuran bir firma sahibinin ilk yaptıkları arasında web sitesi yaptırmak geliyorken, şimdi çoğu firma zor şartlarda ayakta kaldığı için bunu geçiştiriyor ve sonraya bırakıyor. Hal böyle olunca bilişim hizmeti veren firmalarda iş olmadığı için eleman alamıyor. Bize de şartların iyileşmesini temenni etmekten başka yapacak bir şey kalmıyor…

Bilinmeyen Bilişim Kitabı