Google Yerli Arama Motoru Olsaydı Ne Olurdu?

Bilinmeyen Bilişim Kitabı

Uzun zamandır yazma planlarım arasında olan bir konuyu, son zamanlarda çok sık “ yapılsın” düşüncesine şahit olmam nedeniyle sonunda yazma kararı aldım gençler. Hem Google ‘ın kitabını okumuş olup, kendisinin hikayesine dair bilgi sahibi olmam, hem sektörün içinde olmam hemde ülkemiz şartlarını ziyadesiyle gözlemliyor ve tecrübe ediyor olmam nedeniyle, “yerli yapılsın” düşüncesi için faydalı bir yazı olacağına inanıyorum.

Yerli arama motoru yapılsın” düşüncesinin temelinde, Google ‘ın yüzlerce milyar dolarlık bir şirket olması, yer aldığı ülke olan Amerika ‘ya çok ciddi bir maddi katkı ve prestij sağlaması, ciddi istihdam sağlaması, en önemlisi de ülkemizde Google ‘a reklam vererek yüz milyonlarca TL’nin dışarıya gidiyor olması yatıyor. Dolayısıyla yapılsın ki, milyarlarca dolar kazanan bir Türk şirketi olsun, binlerce bilişim sektöründeki işsiz iş sahibi olsun, ülkemize prestij ve maddi katkı sağlasın, şirketlerin arama motoru reklam giderleri yurt dışına gitmesin, ülkemizde kalsın isteniliyor. Bu çok güzel bir düşünce ve keşke gerçekleşebilse. Fakat neden gerçekleşmediğini ya da gerçekleşme ihtimalinin yok denecek kadar az olduğunu, Google ‘ın yerli bir arama motoru olması durumunda nasıl olacağını düşünerek ele alalım…

Google ‘ın Kısa Hikayesi

arama motoruBilmeyenler için bilgilendirme, bilenler için özetleme amacıyla Google ‘ın kısa hikayesini yazmakla başlayalım. Google Amerika ‘nın ve dünyanın prestijli üniversitelerinden biri olan Standord üniversitesinde, iki arkadaş olan  tarafından doktora tezi olarak hayata geçirildi. İlk olarak Stanford üniversitesinin sunucularına kurulan Google, kurucuları tarafından bir kaç arkadaşının beğenisine sunuldu ve o kadar çok beğenildi ki, arkadaşları başka arkadaşlarına, onlarda başkalarına Google ‘ı tavsiye etti ve yoğun ilgiden dolayı Google ‘ın kurulu olduğu Stanford üniversitesinin sunucuları çöktü.

Google bugün dünyanın en büyük maddi kazanca sahip bilişim firmalarından biri olsa dahi, kurucuları en başından itibaren maddi çıkarlara yönelik hareket etmedi. Hatta buna en büyük örnek, paraya en çok ihtiyaçları olan ilk dönemlerde, kendilerine sağlam paralar teklif edilmesine rağmen ana sayfalarına reklam almayarak gösterdiler. Daha da önemlisi Google ‘ın bugün yüzlerce milyar dolarlık bir şirket olmasını sağlayan reklam programını hayata geçirmek söz konusu olduğunda, bunun Google ‘a zarar vereceğini düşünerek tereddüt ettiler. Fakat buna da organik arama sonuçları ile reklamları bariz bir şekilde ayırarak çözüm buldular.

Sonrasında popüler bir mail servisine rakip olarak kendi mail hizmetlerini sundular ve o popüler mail servisi 500 MB alanı ücretli satarken, Google ‘ın GMail ‘i GB’lik alanı ücretsiz olarak veriyordu. YouTube gibi dünyanın en büyük video yükleme ve izlemesi sitesini satın aldılar ve uzun bir süre YouTube ‘tan zarar etmelerine rağmen ayakta tuttular. Bunun yanı sıra bir çok insana yönelik projeyi hayata geçirdiler ve geçiriyorlar. Bir çok faydalı buldukları projelere yüzlerce milyon dolarlık karşılıksız yardımda bulundular.

Google ile ilgili söylenecek artı ve sevilen unsurlar bitmez. Gerek sundukları hizmetler, gerek hayatımıza getirdiği kolaylıklar, gerek bilginin ulaşımına ciddi kolaylıklar sağlaması ve daha sayılabilecek bir çok unsur nedeniyle Google uzun yıllardır dünyanın en çok kullanılan arama motoru ve uzun yıllarda öyle kalacak gibi görünüyor. Lafı daha fazla uzatmadan Google ‘ın yerli bir arama motoru olması durumunda neler olacağına göz fırlatalım…

Google Yerli Arama Motoru Olsaydı

Kurucuları Ayrılırdı; Hiç şüphesiz Google ‘ın başarısında kurucuları olan Larry Page ve Sergey Brin ‘in iyi anlaşmasının ciddi bir payı var. Birlikte hayata geçirdikleri Google ‘ı, çıkar çatışmaları yaşamadan, beraber büyüterek bugünlere geldiler. Ülkemizde ise iki ya da daha fazla arkadaş tarafından hayata geçirilen işlerde sıkça görüldüğü üzere, Google ‘da ortaklar arasında anlaşmazlıklar olur ve bir noktadan sonra ayrılırlardı. Bu da hiç şüphesiz Google ‘a ciddi zararlar verir, kısa sürede batmasına neden olurdu.

Kurucular Askere Giderdi; Bir projenin başarıya ulaşması için sürekli ve ara vermeden onunla ilgilenmek gereklidir. Eğer Google yerli bir arama motoru olsaydı, kurucuları üniversiteden mezun olduktan sonra yani Google ‘ın en çok ilgilenilmesi ve pamuk ipliğine bağlı olduğu dönemde kurucularından biri askere gitmek zorunda kalırdı. Bu da projenin başarıya ulaşmasında ciddi sorunlara neden olurdu.

Larry Page ve Sergey BrinAile Baskısı Yaşanırdı; Google hayata geçirildiği gün para basmadı. Bugün yüz milyarlarca dolara sahip olan şirket, ilk kurulduğu dönemde uzun süre ciddi maddi zorluklar yaşadı. Hatta giderleri azaltmak adına sunucularını bilgisayar parçalarını legolar ile birleştirerek kurdular. Eğer Google yerli bir arama motoru olsaydı, bu maddi sıkıntıların yaşandığı dönemde Google ‘ın kurucuları ailesi tarafından “git sigortalı bir işe gir, ay sonunda maaşını al, böyle boş işlerle uğraşma” şeklinde baskı görürdü. Netice olarak baskılardan bıkar ve projeyi rafa kaldırarak bir şirketin AR-GE departmanında maaşlı olarak çalışırlardı.

Destek Bulamazdı; Google gibi sağlam projeler sağlam desteğe ihtiyaç duyarlar. Ya melek yatırımcılardan ya da devletten destek almaları icap eder. Eğer Google yerli bir arama motoru olsaydı, çok büyük oranda bu destek beklentisi sonuçsuz kalır ya da destek alabilmesi çok uzun uğraşlar gerektirir, bu süre zarfında ciddi zaman ve para kaybederdi. Büyük olasılıkla destek bulana kadar da kan yani para kaybından ölürdü.

Sadelik Hak Getirirdi; Google ‘ın hiç şüphesiz en beğenilen özelliği sadeliği. Ürünlerine ait bir kaç bağlantıyı saymazsak ana sayfanın tam ortasında logo ve bir arama çubuğundan ibaret diyebiliriz. Eğer Google yerli olsaydı, ana sayfasında haberler, hava durumları ve benzeri bir sürü unsurla dolu olurdu. Zaten bir çok arama motoru böyle yapması nedeniyle Google ‘ın gölgesinde kaldı.

Her Yerde Reklam; Google her ne kadar gelirinin yüzde 95 civarını reklamdan sağlasa da bu zamana kadar ana sayfasına hiç reklam almadı. Reklamlar her daim yapılan arama sonuçlarında, ayrı bir yerde sergilendi. Hatta kendilerine ciddi ücretler verilmesine rağmen ana sayfalarına reklam koymayı kabul etmediklerini belirtmiştik. Eğer yerli bir arama motoru olsaydı, ana sayfada bir kaç reklam mutlaka görülür, arka plan bir firmanın tanıtım resmine ait olur, hatta pop-up bile çıkardı.

Hizmetler Paralı Olurdu; Başka firmaların ücretli olarak sunduğu hizmetlerden daha iyisini Google ‘ın ücretsiz olarak sunduğundan bahsetmiştik. Yerli bir arama motoru olsaydı, bu çok büyük bir ihtimalle söz konusu olamazdı. Bugün bir çok hayatımızı kolaylaştıran kaliteli internet hizmetinin ücretsiz olmasında, Google ‘ın kaliteli ve ücretsiz olarak sunduğu hizmetlerin payı olduğunu söylersek yalan olmaz. Çünkü iyi hizmeti ücretsiz sunarak da kazanç sağlanabileceği mantığı Google ile yerleşti.

yerli bir arama motoruArama Sonuçlarında Şaibe; Google ‘ın en iyi arama motoru olmasını sağlayan şey elbette arama sonuçlarının tarafsız olması. Hatta Google kurucularının dahi “ilk sırada olmanızın garantisini biz veremeyiz” sözü arama sonuçlarının tarafsızlığını ve elle müdahale edilebilecek bir yapıya sahip olmadığını ziyadesiyle ispatlamaktadır. Reklamlar ile ilk sırada olmak mümkün fakat onun bir reklam olduğu belirtiliyor. Eğer Google yerli bir arama motoru olsaydı, jenerik kelimelerin organik sonuçlarında ilk sırada olmak için para alır, arama sonuçları şaibeli olurdu.

Siyasi Baskı Olurdu; Bir ülkede herkes tarafından, hele ki bilgi alma amacıyla kullanılan bir şey siyasi otoritelerin kontrol etmek isteyeceği bir şeydir. Eğer Google yerli bir arama motoru olsaydı, iktidarda hangi parti varsa onun güdümünde hareket etmek durumunda kalırdı. O siyasi partiye muhalif parti arama sonuçlarından ya çıkarılır ya da arka sıralara atılırdı. Aynı şekilde o siyasi partinin sonuçları ilk sıralarda olurdu. Ürün ya da hizmetlerinde sadece o siyasi partinin reklamları dönerdi. Aksi halde ya kapatılır ya da el konulurdu.

Erişim Sorunları Yaşanırdı; Yerli bir arama motoru diyorsak, sunucuları da ülkemizde olmak zorunda demektir. Bu da internet ve elektrik gibi ihtiyaçların ülkemiz imkanları çerçevesinde karşılanacağı anlamına gelir. Sık sık elektrik kesintileri ve internet sorunlarının yaşandığını düşünecek olursak, sık sık Google ‘a erişim sorunu yaşardık.

Kendinizi Şanslı Hissedemezdiniz; Google ‘ın kurulduğu günden bu yana var olan “Kendimi Şanslı Hissediyorum” butonu Google ‘a bugüne kadar yüzlerce milyon dolar kaybettirdi. Çünkü reklam göstermeden yazılan kelimeye dair arama sonuçlarında ilk çıkan siteye direk yönlendirilmenizi sağlayan bir buton kendisi. Eğer Google yerli bir arama motoru olsaydı, böyle bir buton asla var olmazdı. Tabi bir süredir bu buton işlevini kayda değer bir şekilde yitirdi, çünkü Google arama çubuğuna bir şeyler yazmaya başladığınız anda sonuç listeliyor ve o buton görülmüyor.

SEO çalışmasıSEO Olmazdı; Günümüzde ciddi bir sektör haline gelen SEO yani arama motoru optimizasyonu diye bir kavram olmazdı. Çünkü SEO kavramı Google ‘ın gelirlerini düşürmektedir. Şöyle ki; Kişiler Google ‘a arama sonuçlarında ilk sayfada, görünür bir yerde olmak için reklam verirler. Fakat bunu organik olarak yapmanızı sağlar. Yani siz bir kelimede zaten ilk sayfada ve sıradaysanız Google ‘a reklam vererek ilk sayfada ve ilk sırada görünmeye ihtiyaç duymazsınız. Elbette SEO’yu Google reklamları desteklemektedir fakat Google ‘ın gelirlerini düşürdüğü de kaçınılmaz bir gerçektir. Tüm bunlara rağmen Google arama sonuçlarında ilk sayfada olmanızı sağlayacak SEO çalışması ile ilgili bilgiler ve hizmetler sunmaktadır. Dolayısıyla parayı değil, kaliteyi birinci planda tutmaktadır. Eğer Google yerli arama motoru olsaydı, gelirlerini düşüren bir çalışmaya izin vermezdi.

Doodle Bize Göre Olurdu; Google ‘ın Doodle yani günün ya da dönemin anlam ve önemine yönelik yaptığı logoları çoğu zaman tartışmalara neden olmaktadır. Örneğin “Google bilmem kimin doğum gününü kutluyor ama bizim savaş zaferimizi sallamıyor” gibi. Google ‘ın bu konudaki prensibini çok az kişi bilmektedir. Zira Google savaş ve benzeri olumsuz unsurları anmaz ve kutlamaz. Bunun yanı sıra ağırlıklı olarak tarihte bilime, teknolojiye, sanata ve insanlığa ciddi katkılar sağlayan isimlere yer verir. Adamlar Amerika merkezli bir şirket olmasına karşılık her sene Amerika tarihinde önemli rol oynayan kişilerin doğum ve ölüm günlerini anmaz iken, ülkemizin tarihinde önemli rol oynayan kişilerin ölüm ve doğum günlerini anmasını beklemek saçmadır. Her ne kadar işimize geldiği için cazip olarak kabul görecek olsak da global açıdan zararı dokunacak şekilde Doodlelar bizim tarihi değerlerimize göre olurdu.

Yabancılara Satılırdı; Google ‘ın yerli arama motoru olması durumunda daha söylenecek çok şey var ama sanırım yerli arama motoru olması durumunda neler olacağına dair söylenebilecek son ve en kayda değer şey bu olur hiç şüphesiz. Ülkemizde kayda değer projeleri düşündüğümüzde rahatlıkla söylemek mümkün ki, Google eğer yerli bir arama motoru olsaydı, günün birinde sağlam bir yabancı şirket gelir, Google ‘ı satın alırdı. Yani Google netice olarak yine yerli olmazdı.

SONUÇ

Netice olarak ülkemizde kaliteli ve dünya çapında bir arama motoruna sahip olmanın önünde saymakla bitmeyecek oranda engeller var. Hatta belirtmeden geçemeyeceğim, bundan bir kaç sene önce “yerli arama motoru yapıyoruz” diyen, ülkemizde küçük çaplı ses getirmiş bir projenin sahipleriyle sayfalar dolusu yazılar yazarak bir platformda tartışmışlığım var. Yıllar önce söylediklerim konusunda ne kadar haklı olduğumu ve iyi analizler yaptığımı bugün kendilerinin bulundukları noktayı görünce bir kez daha görüyorum. Elbette başarısız olmalarından mutlu değilim, hatta kendileri ile girdiğim tartışmalarda “bütün içtenliğim ile söylüyorum ki inşallah ben yanılırım” dedim defalarca. Fakat önünüzde kabak gibi duran köyü görmek için kılavuza ihtiyaç yok.

Zira bundan 5 sene önce, dünyanın en büyük yazılım şirketlerinden ve en çok kullanılan işletim sisteminin sahibi olan Microsoft, Google ‘a rakip olarak tam 5 milyar dolar harcayıp Bing arama motorunu yaptı fakat Google ‘ın yanına bile yaklaşamıyor. Google, bir kaç yıl önce 12.5 Milyar dolara Motorola ‘yı satın aldı. Yani 12.5 Milyar dolar gibi bir rakamı rahatlıkla cebinden çıkarabiliyor. Bir yanda 5 milyar dolar harcanarak, üstelik yazılım ve bilişim alanında isim sahibi bir şirket tarafından yapılmasına rağmen başarılı olamayan bir arama motoru, diğer yanda 12.5 Milyar doları rahatlıkla cebinden çıkarabilen bir dünya çapında bir arama motoru varken, bizim ülkemizde bir kaç milyon TL ile yapılan bir arama motoru ne derece başarılı olabilir… Microsoft, Google ve diğer arama motoru faaliyeti yürüten şirketler salaklar mı, ki bizim bir kaç milyon TL’ye yapabileceğimiz bir arama motoruna milyar dolarlar harcıyorlar… Hayır, çünkü bu işin devasa bir masrafı var ve artık bu iş için günümüzde bir kaç milyon TL ‘nin yetmesinin söz konusu olmayacağını biliyorlar.

Baidu ve YandexDiğer yandan “Rusya yandex ‘i yaptı, Çin Baidu ‘yu kurdu ve başarılı oldu, bizde başarılı oluruz” hayaline sahip olanlara “günaydın canım” demek gereklidir. Zira yandex tohumlarını 1996 yılında attı, Baidu ise 2000 yılında faaliyete başladı. Yani atı alan Üsküdar ‘ı geçti, arkasından el salla… Eğer yandex ya da Baidu kurulalı bir kaç yıl olmuş olsaydı, onlarda bir cacık olamayacaklardı. Aynı bugün Facebook tarzı bir sosyal medya sitesi kurma girişimlerinin başarısız sonuçlandığı gibi… Teknolojide hayata geçirilecek olan projenin başarılı olabilmesi için uygun dönemde hayata geçirilmesi gerekmektedir. Arama motoru projesini hayata geçirip, başarıya ulaştırma treni çoktan kaçtı.

Gönül elbette “yerli malı, yurdun malı, herkes onu kullanmalı” demek istiyor. Fakat itiraf edelim ki, sırf “yerli” diyerek, aynı hizmetin daha kalitelisini kullanmak varken daha kötüsünü kullanmayı tercih edecek kişiler her daim kaybeder. Aynı şekilde rakiplerine nazaran kaliteli hizmet sunmayan ve sırf yerli olduğu için kendisine destek bekleyen projelerde kaybetmeye mahkumdur. Ancak yabancı ile aynı kalitede bir ürün ya da hizmet söz konusu ise yerli / yabancı ayrımı yapmakta fayda vardır. Aksi halde bu milli duyguları sömürme çabasından başka bir anlam taşımaz. Dolayısıyla ülke ya da dünya çapında kayda değer bir arama motoru yapılamaz.

Bilinmeyen Bilişim Kitabı