Garajımız Olsaydı Bizde Google Yapardık

Garajımız Olsaydı Bizde Google Yapardık
Bilinmeyen Bilişim Kitabı

Bu yazımızda yine derin bir yaraya parmak sokuyoruz. Bizim neden dünya çapında Google, Apple, Facebook, Twitter, Whatsapp gibi bilişim projelerimiz olmuyor tarzında düşünenler olmuştur elbet. “Sular kesikti, sınava çalışamadım öğretmenim” tarzında bahane üretme makinesi ülkemin elbet bununla ilgili de mevcut bir bahanesi var.

Ünlü Türkücü İbo’nun meşhur sözü “Urfa’da Oxford vardı da biz mi okumadık” (Urfa’da Lise vardı, bari onu okuyaydın …) sözünü bizim bilişim sektöründekiler “Garajımız vardı da biz mi bir Google yapmadık” tarzında bir geyiğe çevirmiş durumda. Bunun nedeni günümüz dünyasının en büyük iki bilişimin şirketi Google ve Apple ‘ın doğuş hikayelerinin evlerinin garajında başlamış olmasıdır.

Tabi olay bu kadar basit değil ve dünya çapında bir bilişim firmasına sahip olamamamızın bazı nedenleri var elbet. Bu nedenleri sırasıyla bir inceleyelim.

Teşvik ve Maddi Yetersizlik

Türkiye’de Yazılımcı Olmak adlı yazı dizimizin 4. bölümünde geniş yer ayırdığımız teşvik konusu bir projenin hayata geçirilip filizlenmesinde en önemli unsur. Çünkü tasvir edildiği gibi projeler aynı toprağa ekilen tohum gibidir. Bu tohuma gerekli suyu ve güneşi sağlamazsanız tohum filizlenmeden ölür. Türkiye’de bu nedenle filizlenmeden ölen tohumlar cennetidir. (Teşvikle ilgili daha fazla ayrıntı için Türkiye’de Yazılımcı Olmak Bölüm#4)

Yine teşvik ile bağlantılı olarak bir projenin hayata geçmesi için az çok bir maddi gereksinim vardır. Zaten teşvik alabilecek noktaya gelebilmemiz için projenin iyi kötü hayata geçebilmiş olması gerekmektedir. Bir proje bulup onu geliştirebilecek nitelikte biri olmakta ayrı bir meseledir.

Eğitim

Ülkemizde eğitim seviyesi kaliteli bir internet ve bilişim ürünü üretebileceğimiz seviyelerde değil. Her ne kadar bunun için adımlar atıldığı düşünülsede gerekli niteliklerde öğretmenler yok.

Bunun başlıca nedeni müfredat sıkıntısı ve öğretmenlerin güncel yenilikler konusunda kendisini sürekli geliştirmesi gerekliliği. Herhangi bir yazılım dili en kötü ihtimalle 2 yılda bir güncelleme çıkarıp gelişme gösterirken, müfredatların bu hıza ayak uyduramaması, öğretmenlerin ise gelişmeleri takip etmesi gerekipte takip etmemesi ve takip etse bile müfredat dışına çıkamaması, bir internet yada bilişim ürününün üretilmesinde temel sorunlar arasında.

Vakit Yetersizliği

Standart bir Türk erkeği yada kızı, doğar, okul çağına gelir ve okula gitmeye başlar, okulu bitirir. Üniversite mezunu olduğunu düşünürsek bu standart olarak 24 yaşında olduğu anlamına gelir. Kız ise; evlilik baskısı kurulur ve ciddi bir süreyi evlilik ile alakalı harcar. Erkek ise; üniversiteden hemen yada kısa bir süre sonra askere gitmesi gerekir. Buda üniversiteden sonra bir şey üretmeye niyetlense bile projeden uzun süre uzak kalacağı bilinciyle proje sürekli ertelenir. Askerlik yapıldıktan sonra ciddi bir gerileme ve bilgi kaybı yaşar çünkü bilişim dünyasında bilgileri sürekli güncel tutmak gerekir.

Tüm bunların yanı sıra iş hayatına atılmak zorundadır, çünkü artık ailesine yük olmaması gerekir. Bir işe girmek çalışmak demek bir günde ortalama uyanma, hazırlanma, işe gitme, işten dönme derken en az 10-11 saat harcar ve bu bir projeye ayırılması gereken vaktin yüzde 90’ını götürmesi anlamına gelir.

Ekip Kurma Sorunu

Ekip Kurma SorunuBütün büyük projelere baktığınızda muhakkak bir ekip yada yardımcı bir kişi vardır. Google, Apple, Facebook, Microsoft gibi dünya çapında firmaların yaratıcıları arasında hep bir isim öne çıksada asla elde edilen başarı tek bir kişi ile elde edilmemiştir. Muhakkak onlara önemli ölçüde destekte bulunan ve yardım eden birileri vardır.

Bugün bir projeyi hayata geçirmek isteyenlerin en büyük sıkıntısı, etrafında kendisi gibi o projeye ilgi gösterecek, tecrübelerini ve bilgilerini vererek projenin büyümesine katkı sağlayacak kişi bulmak neredeyse çok zor.

Örnek Az

Türkiye’de bir proje üretip bir şeyler yapmaya heves duyulmasına neden olacak büyüklükte örnekler çok az. Mevcut örneklerde proje üretmek isteyen genel kitleye hitap etmiyor. Yani ya babası zengin yada yurt dışında çok büyük okullar okumuş veya yurt dışında iyi bir firmada çalışmış kişilerin Türkiye’ye gelip ürettikleri projelerin ağırlıklı olarak kayda değer bir noktaya geldiğini görüyoruz. Dolayısıyla yurtdışı örneklerine bakıp gaza gelerek birşeyler yapma isteği var. Fakat yurt dışı şartları ile ülkemiz şartları bir olmadığından kısa sürede proje yalan oluyor.

Heves Kırma

Ülkemizde internette ve bilişim sektöründe bir şeyler üretme isteği hep gençlerde var olan bir şey. İnternet çağına ayak uyduramamış yada bilgisayar başında oturup bir şeyler yaparak para kazanılacağına inanmayan büyüklerimizin sayısı çok fazla. Dolayısıyla bir genç bir proje bulduğunda ve bunu gidip en yakınlarındaki büyükleriyle paylaştığında ilk aldığı cevap “böyle boş işlerle uğraşma. Git sigortalı bir işe çalış. Emekliliğinde rahat edersin.” oluyor.

Hatta çoğumuzun bildiği, sahibinin milyon dolarlar kazandığı bir fırsat alışveriş sitesinin kurucusunun konferansında ki şu sözlerini hiç unutmam; “Dayım bugün hala bana gelip “oğlum sen ne zaman adam gibi bir işe girip çalışıcan” diyor“. Ülkemizde genel düşünce yapısı hep birilerinin yanına girip, düzenli olarak sigorta primi ödenilen ve maaş alınan bir işte çalışmak.

Bir projede de bir dünya sıkıntı meydana geldiğinden, maddi ihtiyaç kadar önemli olan manevi ihtiyaç sağlanmadığından heves kırılarak projeyi çöpe atma sorunu çok sık yaşanıyor.

Sansür Belası

Sansür BelasıÜlkemizde dünya çapında aslında çok fazla proje hayata geçirilmek istendi. Fakat bir çoğu katı telif hakkı uygulamalarına takıldı. Kola şişesi kapağı kapatılır gibi sitelerin, site sahiplerine haber bile verilmeden kapatılma ironisi çok yaşandı.

Bir proje biraz sivrilince, geniş kitlelere ulaşmaya başlayınca, çeşitli yaptırımlar uygulanarak, sevilmesine neden olan özelliklerinden uzaklaştırıldı yada direk kapatıldı. Bu ve daha sayılacak bir sürü neden ile şunu söylemek çok kolay; Twitter yada Facebook Türkiye topraklarında doğmuş olsaydı, “Yılanın başını küçükken ezeceksin” düşünce yapısıyla kurulduktan 1 yıl sonra kapatılırdı.

Sonuç

Şartlar böyle olunca ülkemizde bir Facebook, Google, Twitter, Whatsapp gibi dünya çapında projelerin hayata geçmeme nedenini anlamak zor değil. Bu şartların kolay kolay değişmeyeceğini varsayarsak, dünya çapında bir projenin içimizden çıkacağı konusunda çokta boşa ümitlenmemek ve beklenti içine girmemek gerek. Zira çıkması mucize niteliğinde olur.

Bilinmeyen Bilişim Kitabı