Endüstriyel Tasarım mı Yoksa Yazılım mı?

Endüstriyel Tasarım mı Yoksa Yazılım mı?
Bilinmeyen Bilişim Kitabı

ve yazılım arasında kalan, çeşitli sıkıntıları olan kardeşimizin destansı sorusunu cevaplıyoruz.

SORU:

Sıkılmadan okuyup cidden içinden geldiği gibi cevap verirsen (herkese o şekilde cevap verdiğine inanıyorum zaten) cidden çok sevinirim . fazla zamanım kalmadı 12. sınıfım ve  artık bir karara varmam gerekiyor.

Selamın Aleyküm kodcu abi

yazdığım yazının bu kadar uzun olacağını açıkçası bende tahmin etmiyorum . okumak istemezsen anlarım seninde işin gücün var  ama okuyacağına inanıyorum  burda yaptığın işleri dün fark ettim ve cidden iyi bir yolda olan abimizsin . iyiki varsın seni yakından takip etmeyi planlıyorum bundan sonra.

Daha ayrıntılı ve daha doğru cevaplar almak istediğim için ilk önce kendimi tanıtmak istiyorum.
Anadolu lisesinde sayısal son sınıf öğrencisiyim.Çocukluğumdan beri dikkat dağınıklığım var dersleri dinlemez tahtaya bakarken bile hayallere dalan biriydim ve fazlasıyle unutkanlık vardı ki hala var bunlar.öğrencilik hayatımda kendimi bildim bileli hiç çalışmamışımdır . elbet oturup 1-2 saat sınavlara hazırlandığım oldu olmadı değil. ama ne bir düzenim vardı nede birşeyim benim dönemimde sbs vardı . 6. sınıfın sonu 7. sınıfın sonu ve 8. sınıfın sonunda bir sınava girerdik . bunların yüzdeleri toplanırdı çıkan puana göre bir okul tercih ederdik . okuduğum ilçedeki fen ve öğretmenden sonra en iyi olan anadolu lisesini kazandım. nasıl yaptım bilmiyorum öğretmenlerim arkadaşlarım hatta ailem bile büyük bir şok geçirdi. 7/24 çalışan kişiler eskiden düz lise olan anadolu liselerine giderlerken bense yaşadığım ilçenin en iyi 3. okuluna hiç çalışmadan rahatlıkla girmiştim. yaşadığım ilçe ufak biryer değil nüfusu 250-300 bin arasında birşey. (anadolu lisesi olmaları puanlarını değiştirmedi açıkçası sadece ANADOLU lisesi adını aldılar o kadar zaten lise mezunlarının pek bir iş yapamayacağı işe alınamayacağı bir devirdeyiz alınsalar bile hangi lise olduğunu kimse önemsemez verilicekler işler belli lise mezunlarına. he kendilerini geliştirip birşeyler başarırlarsa orası ayrı ben genel olarak konuşuyorum kimseyi ezme gibi bir amacım yok)

lise tabi orta okula şuna buna benzemez. çalışmadan kolay kolay tutunamazsın buranın hayatına hele iyi bir lisedeysen sınavlar zorlaşır şu olur bu olur . bu yüzden notlarım zaten düştü bende bunun verdiği bir hayal kırıklığı ile derslerle arama bir set çektim resmen ve tamamiyle koptum derslerden . babamda bu halimden dolayı epey bi mutsuzdu . 10. sınıfta beni psikoloğa götürdü yada bir psikiyatr dı isimlerini tam bilmiyorum kusura bakma hani şu ilaç verme yetkisi olanları diyorum.

kadın  ilk önce sorunlarımı dinledi kendimi iyice soyutlamıştım artık dünyadan oraya gittiğimde bile kadının dediklerini dinlemiyordum . kendi hayal dünyamdaydım bana soru sorarsalar he efendim diyordum açıkçası öyle bir durumdaydım. kadın beni psikoloğa gönderdi dedi sana test falan yaptırıcam . orda bana 1-2 test yaptılar işte şu psikoloğların değişik testlerinden .

test sonuçları kadına ulaşınca kadın uzun bi konuşma yaptı hatırlamıyorum tam ama özet geçecek olursam zeka tiplerime 10 üzerinden puan verecek olursak  sözel zeka: 3-4 sayısal zeka:5-6 görsel zeka: 7-8  gibir birşey çıktı hani tam kesin olarak bu demiyorum ama bu tarz birşeydi hatırlayamıyorum. anti depresan verdi bende kullandım bir süre açıkçası biraz iyi geldi ama bir süre sonra ilaçları sevmediğim için bıraktım ve bir dahada gitmedim.

1 yıl sonra 11.sınıf olduğumda hala problemlerimin devam ettiğini fark eden babam beni bu sefer buralarda yeni açılan bir kişisel gelişim ve danışmanlık merkezine götürdü . orda bi sosyolag abla vardı . konuştuk testler falan yaptı oda yaklaşık 1-2 saat sürdü testler sonuçlar eline geçince şaşırdı kendisi ki bende şaşırdım biraz…

hafızam 3. sınıf çocuğu ile aynı seviyede idi lakin mantık ve mukayese yeteneğim yaşıtlarımdan çok daha iyiydi.

işte konuştuk falan kadınla bir miktar ücret istedi tedavi için 2-3 ay kadar sürecekti bu tedavi  yani fiyat normal bir aile için çok büyük birşey değil açıkcası ama borçlarımız çok olduğu için bizim için fazlaydı o dönemler. şu an durumumuz biraz daha iyi gibi hamd olsun. bende kabul etmedim aileme yük olmak istemiyordum. o yüzden bu sorunlar çözülmedi ve kaldı herşey olduğu gibi.

geldim 12. sınıfa . 13 martta ygs var . biran önce toparlamam lazım kendimi . hedefimi belirleyemediğim için odaklanıyorum çalışamıyorum . soruları okurken aklımda hep şu soru . ben bu soruları çözmeye çalışıyorumda ne olmak için çözüyorum . hani insanın bir hedefi olmayınca hiçbir istek olmuyor içinde.

çok uzattığımın farkındayım ama çevremde bunları konuşabileceğim birileri olmadığı için tek seninle konuşabilirim abi bunları üzgünüm  vaktini aldığım için ama vericeğin cevaplar hayatımda büyük rol oynayacak muhtemelen o yüzden en objektif şekilde verebildiğin kadar net verirsen cevapları sevinirim ki zaten öyle yapıyorsun yaklaşık 20 tane soru cevap okudum yazılımla alakalı soru cevap dışında yazdığın şeylerdende baya okudum ama aklımda kalan sorular olduğu için yazıyorum .

şimdi abi başlıyayım sorulara

Soru 1

abi okurken yazdıklarından birinde şu dikkatimi çekti . müşterilerin çıkarıcağı problemler yanlış hatırlamıyorsam web tasarımla alakalıydı . müşterilerle alakalı bir tasarım söz konusu ise ne tarz problemlerle karşılaşabilirim en sık.

Soru 2

Endüstriyel Tasarım düşünüyorum normalde mobilya falan düşünüyordum ama endüstrinin olduğu heryerde olduğunu duydum adında olduğu gibi . arabalarda şurlarda burlardada varmış sanırım. endüstriyel tarsarımı yazılım ile birleştirirsem ne tarz sonuçlar elde ederim .(çap map diyorlar sanırım 2. bi alanda eğitim görmeye onu kast ediyorum) veya hangi alanda çap yapmamı tavsiye edersin . o alanda ne gibi sonuçlar elde edebilirim?

Soru 3

endüstriyel tasarım hakkında bilgin var gibi gözüküyor o yüzden bunuda sorucam . endüstriyel tasarım  günümüzdeki bilgisayar mühendisliği gibi mi yani çok fazla okuyanı var ama iş vereni az . öyle değilse sence 5-10 yıl içinde olabilir mi ?

Soru 4

Bana önerebileceğin kitaplar varmı ?

yani  endüstriyel tasarımla alakalı kitaplar – yazılımla alakalı kitaplar- web tarasımla alakalı kitaplar . bu tarz kitaplardan . piyasada yazılımla alakalı birçok kitap var ama hangisinin anlatımı iyidir bilmediğim için  almadım . bir ara C++ a giriş yapayım dedim sonra kaldı . hedefim olmadığı için boş yerede çalışmak vakit kaybetmek istemedim. Elbet yazılım okumasam bile bana birşeyler katardı ama heves olmayınca çalışamadım.

Soru 5

kendimi sana anlattım sen benim yerimde olsan ne olmayı daha uygun bulurdun ?
pc başında vakit geçirmeyi seviyorum . hatta hemen hemen herşeye bir el attım yani en azından içeriklerini gördüm . c++ – photoshop – video düzenleme programları. – Autocad (autocad in kursuna gittim belediyenin kursu vardı ücretsizdi . çok iyi bilmesemde baya derine indiydik gerçi unuttum nerdeyse hepsini birdaha kurcalamayınca) başarılı olduğumu söyleyemem sonuçta internetten dinleyip öğrenmeye çalıştım ama genel olarak youtubetan para kazanmaya çalışan benimle yaşıt veya benden küçük kardeşlerim olduğu için . başka birilerinden öğrendikleri şeyleri amatörce videoya çekip yüklediklerinden dolayı pekte iyi anlatamıyorlar . dediklerini anlıyorum tabikide ama hani yüzeysel anlatıyorlar profesyonelce örneklendirerek farklı bir bakış açısı getirerek anlatmıyorlar . ( tabiki o bakış açısını bizim yakalamamız lazım ama birşeyi öğrenirken birinin örneklendirmeler yapmasının öğrenim hızını arttırdığı bir gerçek) anlatış şekilleri felan olsun insanda dinleme isteğini bitiriyor zaten.

Soru 6

birde abi benim japonyaya taşınma gibi bir düşüncem var . eğitim sistemlerini hayal güçlerini şunları bunları gerçekten çok seviyorum çalışkan insanlar . kendimi orada çok daha fazla geliştirebileceğimi düşünüyorum bu yüzden ingilizce dışında (ingilizcem iyi değil orta düzey . üniye geçmeden önce yazın iyi düzeye getiricem nasipse) . japonca öğrenmeyi düşünüyorum . bu yazılım- tasarım işlerinde japoncanın yararı nasıl olur sence ?

Soru 7

aklımda bir dünya soru var abi emin olabilirsin ama hem senin vaktini almak istemiyorum sonuçta sadece bana çalışmıyorsun burda hem kendi işlerin var hemde başka arkadaşlardan soru yağmuruna tutuluyorsun . o yüzden senin bana verebileceğin bu sorduğum sorular dışında tavsiyeler varmı ?

CEVAP:

Hey maşallah! KodcuHerif.Com ‘da ki bu zamana kadar cevapladığımız yüzlerce soru arasında en uzun soruyu sorma rekorunu kırdın kardeşim, tebrik ederim =) Sanılanın aksine bu tarz ayrıntılı ve uzun soruları severim. Çünkü Kodcu Herif ‘i takip edenler bilir ki, bütün soruları son derece içten ve samimi bir şekilde cevaplamaya çalışıyorum. Tabi bu içtenliği ve samimiyeti yanlış anlayanlar “abi naber yeaa” ya da sanki ücret karşılığında kendilerine destek oluyormuşum gibi “bana link versene” diyecek rahatlığa sahip oluyorlar orası ayrı. İçtenlik ve samimiyet, dürüstçe ve rahat bir şekilde sorunu anlatmak anlamına gelir, saygısızlık yapma özgürlüğü anlamına gelmez. Bu nedenle bu soruda olduğu gibi saygılı, dürüst ve içten soruları seviyorum.

Sorularını maddeler halinde listelemişsin. Fakat ben maddellere kasmayacağım. Bütün sorularını dikkate alarak genel cevap vereceğim ve bütün sorularına ışık tutmaya çalışıcam…

Psikolojik DurumSenin içinde bulunduğun yaş aralığı cidden sıkıntılı bir yaş aralığı. Bende 15-20 yaş aralığında yani bundan bi 10-15 sene önce ciddi sıkıntılar çektim. Zaten o döneme ergenlik mi deniyor blue çağı mı deniyor, her ne bok deniyorsa, bir daha o dönemi yaşamak istemiyorum. Sürekli bir isyan, depresyon havası, tükenmişlik sendromu… Kafada “kimse beni anlamıyor“, “çok yalnızım“, “hayat boş“, “hayat çok zor” gibi sözler cirit atıyor. Ben senin kadar şanslı değildim. Benim ebeveynlerim psikolojik durumumu dikkate alarak hareket etmedi ve herhangi bir profesyonelden destek almadı. Ben kendi kendime bu süreci atlattım. Fakat o sürecime şahit olan ve o süreci atlattıktan sonra tekrar görüştüğüm akrabam tutturdu “seni psikologa gönderelim” diye. Bende “ben iyiyim. Eskiden hakikaten sorunlarım vardı ama o süreci atlattım” dediysem de dinletemedim. Neyse, psikolojiye meraklı olduğum için merak ettim ve gittim. Yaklaşık 10 sene öncesinin parasıyla 150 TL bayıldım 1 saatine. Psikolojim normalken havadan sudan sohbet için 150 TL acayip koydu bana, neredeyse sağlam olan psikolojim bozuluyordu… 1 saat sürenin 45 dakikası kendimi anlattım, 10 dakikası psikolog kendini anlattı, 5 dakika erken bitirdi şerefsiz… Lan 5 dakikası 12 buçuk TL yapıyor. Netice; herkeste olabilen problemlerim varmış.

Zaten para karşılığında olması, olayın samimiyetsizliğini düşünmekten bir fayda sağlamıyor. Onu geçtim, para veriyor olmana rağmen bile seni can kulağı ile dinlemiyorlar. “Saat dolsun da bitsin” şeklinde hareket ediyorlar, insanın iyice sinirleri bozuluyor. Bide hiç bir sorunun olmasa dahi seanslara devam etmeni talep ediyorlar. Böyleleri ile bedavaya bile konuşulmaz… Elbette genelleme yapmak yanlış ama benim şahit olduğum öyle…

Psikolojik durumunu toparlayacak olursak, standart ergenlik sorunları gibi görünüyor. Elbette her ne kadar bu noktaya kadar psikologları gömmüş olsak da onlardan daha iyi bildiğimizi iddia etmemiz söz konusu olamaz. Zaten sen kendi teşhisini kendin koyuyorsun. Dikkat dağınıklığın var, kafan sürekli meşgul. Buda unutkanlığa neden oluyor. Mesela ben bir yazılım projesi ile uğraştığımda sürekli kafam meşgul oluyor. Kafamda sürekli yazılımla alakalı kodlar, yöntemler, algoritmalar cirit atıyor. Kaldırımda yürürken bile “şunu şöyle yaparım, bu kodu kullanırım” şeklinde düşünüyorum. Kafam sürekli meşgul olduğu için kısa bir süre sonra hatırlamam gereken şeyleri bile not alıyorum. Bakkala gidip 2-3 şey almam gerektiğinde “bana internetten yaz” diyorum, o derece yani… Dolayısıyla kafanda sürekli bir şeyler olması, dikkat dağınıklığın olması unutkan olmana neden oluyor.

Diğer yandan sen net olarak belirtmemişsin ama aktif bir sosyal hayatın olmadığını görüyorum. Çok fazla arkadaşlarıyla takılan, onlarla sohbetler eden, dışarı çıkıp eğlenen biri değilsin gibi… Düzgün arkadaşlar en iyi psikologlardır. Psikologa gidersin, yüzlerce TL bayılıp derdini anlatırsın, sana psikolojik olarak tavsiyede bulunurlar, ki dediğim gibi para karşılığında olması pek fayda sağlamaz. Fakat iyi bir arkadaş yada sana düzgün tavsiyeler verebileceğine inandığın bir yakının hem bedavadır hemde daha etkili olur. Tabi insanlar çok fazla dert dinlemekten genel olarak hoşlanmazlar. Bir noktadan sonra sırf kendilerine dert anlatan, sorun aktaran kişi olduğun için bir bakarsın senden uzaklaşmaya başlarlar. Bu yüzden dert anlatma işlemini nadir olarak yapmanı tavsiye ederim.

Hiç konuşacağın kimse yoksa bile yapabileceğin en iyi şey yazmaktır. Al bir defter ve ona her canın istediğinde, istediğin her şeyi yaz. O deftere senden başka hiç kimse dokunamasın ve dokunamayacağını bildiğin rahatlıkla içini dök o deftere. Çünkü ancak anlattıkça rahatlarsın ve kime yada neye anlattığının bir önemi yoktur.

Endüstriyel Tasarım ve Yazılım

Endüstriyel TasarımEndüstriyel tasarıma dair bilgim, bundan bir kaç ay öncesine kadar, Türkiye ‘nin en büyük şirketlerinden birinde çalışmamdan ibaret. Orada , çok sağlam abiler vardı. Öğle molalarında yanlarına gider, can kulağıyla anlattıklarını dinlerdim. Üstelik okul sıralarında matematik hocası tahtada kosinüs anlatırken, bir çok öğrencinin düşünüp çok azının “hocam bu bilgiler ileride bizim ne işimize yaracak?” sorusunu soran öğrenci bendim. Neticede bu bilgiler bizim hakikaten gelecekte bir işimize yaramadı fakat sistem böyle ve bizde istesek de istemesek de bu sisteme ayak uydurmakla mükellef kişileriz.

Endüstriyel tasarımcı abileri can kulağı ile dinlememin nedeni ise sadece merak. Gün içerisinde kullandığımız, sürekli evimizden ya da elimizden eksik etmediğimiz aletleri tasarlayan adamlar bunlar. Bende “bu işi nasıl yapıyorlar, yaparken ne sıkıntılar çekiyorlar” gibi merakımı gidermek için, belkide hiç bir işime yaramayacak olsa da dinledim. Belki endüstriyel tasarım yapmasını değil ama çektikleri sıkıntıları öğrendim.

Endüstriyel tasarım, adından da anlaşıldığı üzere endüstriyel ürünleri tasarlama işidir. Fakat ülkemizde bir çok büyük firmanın sattığı, “bizim ürünümüz” diye pazarladıkları ürünler, Çin, Tayland, Hindistan gibi ülkelerde üretilen, yüklü miktarda alınıp, üzerilerine marka ismi basılıp satılan ürünler. Yani o firmalar kendileri bu ürünleri üretmiyor, satın alıp, üzerine kar koyup, satıyorlar. Dolayısıyla bir üretim süreci olmadığı gibi tasarımda olmuyor. Elbette tamamen üretimi kendi bünyesinde gerçekleşen ve endüstriyel ürünler üreten şirketler var fakat endüstriyel tasarımcı ihtiyacı, piyasada endüstriyel tasarımcı sayısından çok daha az. Önümüzdeki 5-10 yıla dair bir ışıkta görünmüyor.

Endüstriyel tasarım ve yazılım olayına gelecek olursak birbirinden çok farklı işler. Biri tasarım, diğeri yazılım. Hem doktor olup hemde elektrikçi olmak gibi… Dolayısıyla ikisini de bilmen hem çok zor hemde mantıksız. İkisinde de işin hakkını verecek profesyonelliğe ulaşamazsın çünkü birbirinden farklı meslekler.

Sana “bu alana yönel, şu alanda başarılı olursun” demem mümkün değil. Çünkü bunu söyleyebilmem için ülkede geleceğe dair bir ışık ve o alanda ciddi bir açık olması lazım. Lakin ülkemizde hem geleceğe dair ışık görmemi sağlayacak yatırımlar yapılmıyor hemde o alanda bir açık olsa dahi genç nüfus nedeniyle o açık kısa sürede gideriliyor. Dolayısıyla standart olarak revaçta olan mesleklerden birine yönelebilirsin.

Bilgisayar sevmen, onun başında sürekli vakit geçirmen, merak ettiğin her konuda bilgi alman güzel şeyler fakat bir mesleğe yatkınlık konusunda gerçekten hiç bir şey ifade etmiyor. Günümüzde bilgisayarı sevmeyen, bilgisayar başında vakit geçirmeyen, merak ettiği bir konuya iyi kötü bakmayan bir genç görmedim ben zaten. O yüzden kesinlikle “bilgisayarı seviyorum, sürekli başında vakit geçiriyorum, o zaman bilgisayar ile ilgili bir meslek yapayım” şeklinde düşünme. Bilgisayarı sevmek, onda vakit geçirmek başka şey, bilgisayarla alakalı bir meslek yapmak farklı şey. Araştır, öğren, bir şeyler yapmaya çalış. Hangisi sana daha uygun, mantıklı ve yapmaktan zevk alacağın bir iş gibi görünüyorsa onda kararlı ol ve öğrenebileceğin her şeyi öğrenmeye çalış. Kitap yada başka bir kaynak için verebileceğim tavsiye yok. Çünkü benimde sürekli yararlandığım bir kaynak yok. O yüzden en iyi kaynak her zaman söylediğim gibi Google.

Japonya meselesine gelecek olursak, güzel ve tutarlı bir düşünce. Fakat bunun için dil ve para gerekli. Örneğin bende Amerika ‘ya gitmek isterim ama hem dil konusunda çok iyi değilim hemde para yok =) O yüzden minareyi çalacaksan kılıfını da hazırlaman lazım.

SONUÇ

Genel olarak düşüncelerim ve tavsiyelerim bunlardan ibaret kardeşim. Bir geçiş süreci yaşıyorsun. Kendi çapında sorunların var. Fakat bu sorunlar çok ciddi denebilecek sorunlar değil benim gördüğüm kadarıyla. Yaşının ve diğer etkenlerin neden olduğu bir , dikkat dağınıklığı, unutkanlık ve benzeri durumlar söz konusu. Her şeyden önce bir hedef koymalısın kendine. Hedefi olmayan yürüyeceği yolu da bilemez, hiç bir yere de gidemez. O nedenle kendine bir hedef bul, o hedef doğrultusunda elinden geleni yap. Mesela atıyorum “Türkiye ‘nin en iyi üniversitelerinden birinde endüstriyel tasarım bölümünü okuyacağım” veya “yazılımcı olacağım” şeklinde kendine hedefler belirle.

Bunların dışında biraz sosyalleş. İnsanlarla sık sık sohbet et. Sıkıntıların, dertlerin varsa ve bunları anlatacak kişi bulamıyorsan bir deftere yaz. Fakat hiç bir zaman bir boş vermişlik duygusuna kapılma.

Dipnot: Soru “yazı çok uzun, biri özetlesin” denilen makalelerim uzunluğunda. Verdiğim cevapta benzer uzunlukta. Hem sorunun uzunluğundan dolayı okumaktan üşeneceğimi düşünen hemde uzun yazılarımı okumayı isteyip uzun olduğu için okumaktan vazgeçen kardeşlerime bilgilendirme yapayım; Bu uzun soruyu, atladığım bir nokta olmaması için 3 kere okudum, benzer uzunluktaki cevabımda hata yapıp yapmadığımı kontrol etmek için yazdıktan sonra 2 kere okudum. Yani bir kere okumaktan üşenilen uzunluktaki yazıları ben 5 kere üşenmeden okuyorum. Eğer bende üşeniyor olsaydım, belki bende yazılımcı olamazdım 😉

Bilinmeyen Bilişim Kitabı