E-Ticaret İşine Girmeyi Düşünenlerin Düşünmedikleri

E-Ticaret İşine Girmeyi Düşünenlerin Düşünmedikleri
Bilinmeyen Bilişim Kitabı

E-Ticaret günümüz iş dünyasının en cazip görünen iş modeli. Açıyorsun internet sitesini, dükkan kirası yok, elektrik, su faturası yok, dükkandan mal çalındı mı, ürüne zarar verildi mi derdi yok, 7/24 açık ve her an satış yapma imkanı var gibi saymakla bitmeyen avantajları nedeniyle herkesi cezbediyor. Bu nedenle bir çok kişi “satacak malı bulayım, E-Ticaret sitesini kurayım, satışa başlayıp para kazanayım” şeklinde düşünüp E-Ticaret işini son derece basit ve kolay olarak görerek heves ediyor.

Peki bu kadar basit midir? yapabilmek için sadece satacak kayda değer ürün bulup, bir kurup bu işten para kazanılabilir mi? Gelin beraber bakalım…

Eğer E-Ticaret işine girmeyi düşünen biriyseniz ve şirket kurmak hesaplarınız arasında değilse, e-ticaret işine girme düşüncenizden koşarak uzaklaşın. Zira yaptığınız iş ya yasal olmayacaktır yada zaten e-ticaret olmayacaktır.

Bir E-Ticaret sitesi kurup satış yapmanın en temel gereksinimlerinden biri şirket kurmaktır. Neyse ki sistem sizin vergi ödemeniz söz konusu olunca size kolaylıklar sunuyor. Siz yeter ki vergi ödeyecek bir girişimde bulunun… Şahıs şirket kurup, 1 gün gibi kısa bir sürede vergi mükellefi oluyor ve yasal olarak satış yapma imkanına sahip oluyorsunuz. Üstelik şirket kurma masrafları da bin TL civarı bir rakam oluyor. Tabi “şirketi kurduk, başka masrafımız yok” şeklinde düşünmek de büyük yanılgıdır. Her ay muhasebeci parası, vergi, bağkur ve benzeri giderleri de düşünmek ziyadesiyle önemli, ki bunlar ciddi giderlere dönüşüyor.

Özellikle şirket adresi olarak göstereceğiniz yer çok önemli. Ofis mi tutacaksınız, home ofis mi çalışacaksınız, sanal ofis mi yapacaksınız gibi konularda iyi karar vermeli ve giderinde hesabını iyi yapmalısınız.

E-Ticaret Sitesi

E-Ticaret SitesiE-Ticaret sitesi sahibi olmanın birden fazla yolu var. Bunları hazır E-Ticaret paketleri, , özel e-ticaret sitesi yaptırmak gibi 3 ana unsur olarak söyleyebiliriz. Hepsini uzun uzun açıklamak yazıyı ziyadesiyle uzatacağı için özetle hepsinin birbirine nazaran avantajları ve dezavantajları olduğunu söylemekte fayda var.

Kısacası, yazılım biliyorsanız ve zamanınız varsa, isteklerinizi karşılayabilecek bir E-Ticaret sitesine sahip olmak için kendi E-Ticaret sitesi yazılımınızı yapabilirsiniz. Yazılım bilmiyorsanız ve bu alanda desteğe ihtiyacınız varsa hazır E-Ticaret paketlerinden yararlanmak daha uygun olacaktır. Az çok site kurma işlerinden anlıyorsanız, paranız ve zamanınız kısıtlıysa o zaman ücretsiz E-Ticaret scriptleri idealdir.

Ödeme Sistemleri

E-Ticaret sektörü baya gelişti, eskiye nazaran daha fazla güven ortamı oluştu. Eskiden insanlar internetten bir şey almak isteyince, kredi kartı verme, dolandırılma gibi korkular yaşarken, günümüzde bu korkulardan büyük oranda kurtuldu ve bir çok kişi gönül rahatlığıyla internetten alışveriş yapıyor. Fakat bu kesinlikle internetten yapılan bütün alışverişlerin güvenli olduğu anlamına gelmiyor. Maalesef hala kredi kartı dolandırıcılığı, telefon sipariş edip hıyar teslim alma gibi riskler var.

Bu gibi durumları göz önünde bulundurarak kişilerin güven konusunda tereddüte düşmeyeceği bir ödeme sistemine sahip olmak şart. E-Ticaret işi yapanlar için en hızlı ve sorunsuz ödeme alma sistemi kredi kartı ile ödeme alma. Fakat bunda da ciddi güven sorunları olduğu için çok dikkatli hareket etmek gerekiyor. Kredi kartı ile ödemeye geçince siteden farklı bir sayfaya yönlendirilmemesi, farklı bir siteye üye olma zorunluluğu güdülmemesi, herhangi bir şey yapmaya zorlanılmaması çok önemli. Bu anlamda PayPal ve benzeri sistemler son derece güvenli olsa da bilmeyenler için tereddüte neden olarak satın almadan vazgeçmesine neden olabilir.

Ödeme alma çok sakat bir konu olduğundan, çok çeşitli imkanlar sunmakta fayda var. Kimisi kredi kartı ile satın almak, kimisi PayPal ile ödemek, kimisi havale/eft ile ödemek, kimisi ürün eline ulaştığında ödemek isteyebilir. Bu nedenle herkesin isteğine cevap verecek şekilde ödeme imkanları sunmak gereklidir.

Ürün Tedarik ve Stok

Ürün tedarik ve stok takibi ziyadesiyle önemli unsurlardır. Bir çok E-Ticaret işi yapan firma ürünlerini tedarikçilerden temin ederek satış yapmaktadır. Bu bünyesinde bir çok riskler ve sorunlar barındırmaktadır. Tedarikçinin sağlam olması, bir sipariş alındığında onu kısa sürede müşteriye gönderimini sağlamak için hızlı ve hassas hareket etmesi çok önemlidir. Özellikle internetten sipariş verenlerin, sipariş edilen ürünü olabildiğince kısa sürede teslim almaları konusunda aceleci olduklarını düşünecek olursak, bunun önem derecesi artar.

Eğer müşterinin sipariş ettiği bir ürünü tedarikçiden tedarik etme konusunda sıkıntılar yaşanırsa yada stok takibi iyi yapılmayarak, stokta olmayan bir ürünün satışı yapılırsa, altından kalkması zor bir duruma düşersiniz. Yaşanılan sorun neticesinde müşteriye ürün geç gider yada “ürün meğer elimizde yokmuş, o yüzden ürünü size gönderemiyoruz ve para iadesi yapıyoruz” derseniz bilin ki o müşteri sizden bir daha alışveriş yapmayacaktır. Dolayısıyla satılan ürünün tedarik ve stok takibini çok iyi yapmak gereklidir.

Müşteri Memnuniyeti

E-Ticaret işinde “sipariş gelir, kargoyla gönderirim, parayı alırım, bu kadar basit” şeklinde düşünemezsiniz. Bu işin bir çok aşaması vardır ve her aşamasında sorun çıkma ihtimali olduğundan, sorunları çözüme ulaştırma sürecini çok iyi yönetmeniz gereklidir. Müşteri alışveriş esnasında bağlantısı kopar yada sitede bir sorun olur, sipariş müşteriye yanlış yada eksik gider, siparişin müşteriye ulaşma süresi gecikir, kargoda bir sürü sorun çıkar, sipariş müşteriye gidene kadar hasar görür, sipariş müşteriye ulaştıktan sonra müşteri kararını değiştirir yada umduğu gibi olmadığı için iade etmek ister, kötü niyetli müşteriler çıkar ve alınan ürünü bir süre kullanıp değiştirmek yada iade etmek ister. Bu sorunlar saymakla bitmez. İşte bütün bu süreçleri son derece doğru yönetmeniz gereklidir.

Eleman İhtiyacı

E-Ticaret sitesinden satışE-Ticaret işine girme konusunda en ciddi maliyetlerden biri eleman çalıştırmaktır. Maaş, yemek, yol, sigorta derken asgari ücret alan birini çalıştırsanız dahi cebinizden ayda 2.000 TL ‘ye yakın para gider.

Kayda değer bir şekilde E-Ticaret işi yapabilmek için en az 4 elemana ihtiyaç vardır; Müşteri temsilcisi. E-Ticaret sitesiyle ilgilenecek, ürün ekleme ve düzenleme, görsel değişiklikleri yapma ve görsel hazırlama görevlerini yapacak bir web master. Stok takibi, ürün tedarik, sipariş hazırlama, sipariş gönderimi ve takibi işleriyle uğraşacak bir eleman. Arama motoru optimizasyonu, sosyal medya yönetimi, arama motoru pazarlaması işleriyle uğraşacak bir .

Bütün bu işleri bir yada iki kişiye yaptırmak da mümkündür, ki bir çok E-Ticaret sitesi öyle yapmaktadır. Fakat bütün bu işler bir mesai saatine sığacak işler değildir ve bir işi iyi yapmak için yeterli zaman yok ise o iş iyi yapılamaz. İyi yapılmayan işlerin sonucu da her daim hüsran olur.

Pazarlama

Hah! İşte zurnanın fırt dediği yer burasıdır. Bir E-Ticaret sitesinin satışında en önemli rol pazarlamadır. Diğer bütün süreçlerde önemlidir lakin diğer bütün süreçlerin devreye girmesi için müşterilerin yapılan pazarlama vesilesi ile E-Ticaret sitesine ulaşması gereklidir.

Bir çok kişi E-Ticaret sitesini kurduktan sonra başka hiç bir iş yapmadan, kişilerin siteye akın edip alışveriş yapacağına dair saçma sapan bir düşünceye kapılır. Aslında bu düşünceye kapılmalarına neden olanlar büyük oranda satan yazılım firmalarıdır. yapmanın çok kolay olduğunu, E-Ticaret sitesi kurulumundan sonra rahatlıkla satış yapabileceğini düşündürürler, ki kişileri kendilerinden hazır E-Ticaret paketi satın almaya teşvik edebilsinler.

Türkiye ‘nin en büyük hazır E-Ticaret paketi satan yazılım firmalarından birinin ege bölgesi pazarlama sorumlusuyla beraber müşterileri ziyaret etmişliğim var. Orada da şahit olduğum üzere bu hazır E-Ticaret paketi satmaya çalışan arkadaşların bilgi verme konusunda ya yeterli donanıma sahip olmadıklarını yada kasıtlı olarak gerekli bilgileri vermediklerine ziyadesiyle şahit oldum. Bir konuşmada E-Ticaret sitesinden satış ve pazarlama işini şu şekilde anlattığını duydum; “Şimdi senin facebook ‘ta atıyorum 200 tane arkadaşın var. E-Ticaret sitesini kurduktan sonra hepsine sitenin adresini yolla. O 200 arkadaşın da diğer arkadaşlarına yollasın. Böylece binlerce kişiye ulaşır ve rahatlıkla satış yaparsın“. Koskoca pazarlama olayını bu kadar basite indirgemek pes dedirtiyor…

Diğer bir mesele, E-Ticaret işi yapıp, pazarlama olayını profesyonel bir şekilde yapmak için dijital pazarlama uzmanı tutsanız dahi pazarlama için giderleriniz dijital pazarlama uzmanına vereceğiniz maaştan ve sosyal haklardan ibaret olmayacaktır. Dijital pazarlama uzmanı sadece dijital pazarlama için gerekenleri yapar. O gerekenleri yapmak için yine para gereklidir. SEO için tanıtım yazıları almak, arama motorlarına reklam verme maliyeti, sosyal medyada reklam verme parası ve diğer pazarlama için gerekli unsurların her biri para harcamak demektir. Dolayısıyla bu önemli unsuru kesinlikle göz ardı etmemek gereklidir.

SONUÇ

Yazı çok geniş bir alana sahip olduğu, her bir maddesi ayrı birer makale konusu olduğu için ziyadesiyle uzadı. Daha da bir çok maddeye değinmek mümkün, ki bu anlamda bunu özet niteliğinde görebiliriz. Sadece profesyonel olarak E-Ticaret işi yapmak için giderlerin iyi hesap edilmesi gerektiğini unutmamak gereklidir. Kesinlikle bir E-Ticaret sitesi kurduktan sonra oluk gibi para akacağını, ayda on binlerce liralık satış yapılacağını kesinlikle düşünmemek gereklidir. Bu düşünceye sahip bir çok kişi E-Ticaret işine girip, kısa sürede batmaktadır.

Eğer E-Ticaret konusunda kayda değer bir deneyiminiz ve bilginiz yok ise, E-Ticaret konusunda kayda değer bilgi ve deneyime sahip eleman çalıştırmanız şart. Sürecin kayda değer bir şekilde işlemesi için yukarıda da belirttiğimiz üzre gerekli elemanları bünyede bulundurmak gereklidir, ki bu elemanların aylık gideri toplamda 8 bin TL civarıdır. Vergisi, bağkuru, ofis masrafları, pazarlama ve diğer bütün giderlerin hesaba katılması durumunda, sadece aylık giderlerin 10 bin TL ‘den fazla olacağını, dolayısıyla sadece giderleri karşılamak için ayda 10 bin TL ‘den fazla para kazanılması gerektiğini unutmamak gereklidir. E bu işi babanızın hayrına yapmıyorsunuz, sizinde cebinize para kalması gerek. Dolayısıyla giderlerin çıkması durumunda elinize kalacak olan parayı da düşünmek önemlidir.

E-Ticaret işi gösterilmeye çalışıldığı kadar kolay, düşük masraflı bir iş değildir. Ne kadar ince hesap yapar ve en iyi ihtimali değil en kötü ihtimali düşünerek önlemler alırsanız, o kadar başarılı olma ihtimaliniz artar.

Bilinmeyen Bilişim Kitabı
  • Emel Kayacan

    Peki bunun yerine sahibinden.com ve gittigidiyor.com gibi büyük e-ticaret şitelerinde sanal mağaza açıp ürünlerimizi sergilersek en azından başlangıç olarak bize müşteri bulma konusunda bir hız kazandırır mı ? Bu e ticaret sitelerinde bir mağaza açmaya kalkarsak yine en az 4 personel çalıştırmak gerekir mi ?

    • Öncelikle yazıda belirttiğimiz 4 personel olayına açıklık getirelim; Profesyonel olarak E-Ticaret yapmak istiyorsanız sizin bir E-Ticaret siteniz olmalı, o E-Ticaret sitesinin tasarım ve grafikleri ile ilgilenen biri olmalı, sosyal medya yönetimi, dijital pazarlama işleriyle ilgilenen biri olmalı, müşteri sorunları ile ilgilenecek biri olmalı, ürünlerinizin stok takibi, hazırlanması ve gönderilmesi ile ilgilenen biri olmalı.

      Fakat “ben E-Ticaret sitesi açmayacağım, sahibinden, gittigidiyor, n11, sanalpazar ve benzeri sitelerden satış yapacağım” diyorsanız o zaman zaten profesyonel olarak E-Ticaret düşünmüyorsunuz demektir. Bu nedenle dijital pazarlamada yapmazsınız, sosyal medya yönetimi de yapmazsınız, E-Ticaret sitesinin tasarım ve grafikleri ile ilgilenilmesi gerekmez, satışlarınız standart bir E-Ticaret sitesine nazaran az olacağı için müşteri sorunları, stok takibi ve gönderimi gibi işlerle de siz ilgilenebilirsiniz.

      Her ne kadar müşteri sorunları ve stok takibi gibi işlerle ilgilenecek iyi bir çalışana ihtiyacınız olmayıp bunu siz yapacak olsanız dahi bunu iyi bir şekilde yapmalı, müşteri memnuniyetini üst seviyelerde tutmalısınız. Zira bu tarz sitelerde müşterilerin satıcıları puanladığı bir sistem vardır ve olumsuz puanlar alırsanız satışlarınız ciddi oranda düşer. Çünkü müşteriler satın alıp almamaya mağaza puanına bakarak karar verir.

      Tüm bunların yanında bu sitelerde mağaza açma ücretini, satış komisyonunu da dikkate almalısınız. Dolayısıyla bunun hesabını iyi yapmalı ve satacağınız ürünleri ona göre fiyatlandırmalısınız. Aksi halde ya zarar edersiniz yada çok az kazanırsınız.

      Netice olarak bu tarz siteler ya mevcut E-Ticaret sitesinin yanı sıra satış yapmak için yada kısa vadede satış yapmak için alternatif olabilir. Çünkü müşteri alışverişi sizden yapıyormuş gözüyle bakmaz. Ben “N11’den hede hodo mağazasından bu ürünü satın aldım” diye bir şey hiç duymadım. Sadece “N11 ‘den aldım” denilir. Dolayısıyla memnun ettiğiniz müşteriyi N11’e kazandırmış olursunuz.

      • Emel Kayacan

        Çok teşekkürler yanıtınız için. Açıkçası bir süredir sahibinden ve gittigidiyor’da bir mağaza açıp birşeyler satayım diyorum.Malumunuz ekonomi çok kötü gidiyor,sadece tmel ihtiyaçlarımıza para harcamamıza rağmen aldığım para ayın ortasını görmüyor desem yeridir.Sadece temel ihtiyaçlara çalışıyoruz.Haliyle biraz araştırdım ama çıkan sonuç şirket kurmam gerektiği.Demek oluyor ki,her ay mağaza kirası,vergi mali müşavir falan derken yine de en azından bir 300-400 lira masrafım olacak.Cesaret işi ama böyle imkansızlıklar içinde de olmuyor.

        • 300-400 TL iyimser bir rakam bile diyebiliriz. Çünkü işin içinde daha düşünülmeyen, işe başlamadan görülmeyen çok fazla gider var. Örneğin muhasebeci parası, ki aylık 100-150 TL civarında tutar. Siz bir ürün satacaksınız ve bu satılan ürünleri kendiniz üretecek olsanız dahi yapımında kullanacağınız giderler olacaktır.

          Dolayısıyla yazının sonunda da belirttiğim gibi çok ince hesap yapmak gerekli ve yaptığınız ince hesap atıyorum 800 tutuyorsa 1.000 TL olarak düşüp, hareket etmek gerekir.

          Örneğin, aylık giderleriniz toplamda 500-600 TL ve bir ürünün satışından net kârınız 10 TL ise bu, yaptığınız ilk 50-60 satışın sadece masrafları karşılamaya yarayacağını, ondan sonra ki her satıştan elde edeceğiniz net kârın cebinize girecek olduğunu düşünmelisiniz. Bu da ayda 150-160 satış yapmanız durumunda asgari ücret kadar para kazanmanız anlamına gelir.

          • Samet Cengiz

            ben bu konuda size katılmıyorum artık e-ticaret çok farklılaştı insanlar sıfır yada 2.el bir ürünü en ucuz kaynaktan tedarik ediyor ve facebooktaki alım-satım gruplarında ücretsiz reklam veriyorlar ve kısa süre içinde ürünü elden satıp iyi bir kar elde ediyorlar ve tek kuruş masraf etmiyorlar haksız mıyım?

          • Eğer profesyonel olarak E-Ticaret yapmaktan bahsetmiyor olsaydık haklı olurdunuz. Kaldı ki, Emel hanımın sorduğu ilk soruya verdiğim cevapta da profesyonel olarak yapılmadığında masrafların minimum olacağını belirttim.

            Diğer yandan ürün teslimatı elden gerçekleşiyorsa buna yine E-Ticaret denilemez. Zira interneti satış yapmak için değil pazarlama yapmak için kullandığınız anlamına gelir. E-Ticaret internet üzerinden yapılan alışveriştir fakat sizin verdiğiniz örnekte internet üzerinden bir alışveriş değil, bir anlaşma gerçekleşir.

            Ayrıca E-Ticarette sizin hitap kitleniz bütün Türkiye, hatta neredeyse bütün dünya iken, bu tarz elden alışverişlerde sadece yaşadığınız bölgedir, ki bu E-Ticaret ile kıyaslandığında satış yapabileceğiniz kesimin küçük bir kesim olduğu anlamına gelir.

            Daha söylenilecek şey çok. Sizin verdiğiniz örnekteki satışlar sürekli olan, uzun soluklu satışlar değildir. Ucuz yollu, iyi kar elde edebileceğiniz bir kaç tane ürün bulursunuz. Atıyorum 30 TL’ye alırsınız, 50 TL ‘ye satmayı başarırsınız ama önemli olan adet satıştan elde edilen kar değil, toplam satıştan elde edilen kardır.

            Bu şekilde iş yapanları gözlemlediğimde hep bir noktadan sonra bu işle uğraşmayı bıraktığını görüyorum. İşin başında “çok iyiyiz, çok acayibiz, yakında çok büyük bir proje yapıcaz, süper bir internet sitesi kurucaz” diye işe başlıyorlar, aylar sonra bir bakıyorsun kendilerinden ne ses var ne seda… Çünkü Türkiye piyasası kırılgan bir piyasa. Bir ay sağlam kazanırsınız, öteki ay yiyecek ekmek bulamazsınız. O yüzden isim sahibi olmanız lazım, ki ölü zamanda bile 3-5 bir şeyler gelsin. Sizin verdiğiniz örnekte de isim yapılmaz.

            Ha, illa ki sizin verdiğiniz örnekte para kazanan, çorbasını kaynatan vardır. Bu kişiler o noktaya gelebilmek için uzun sürelerde işlerini büyütürler ve ilk başlarda çok az kazanırlar. Ancak çok profesyonel iş yaparlarsa bir gün bir noktaya gelirler. Profesyonel iş çıkaracak bilgi ve birikime sahip olan kişi, E-Ticaret yaptığında da zaten her türlü kazanır =)

  • Eğer ki kendi ürünlerini üretmiyorsan yani xml tarzı satış yapmayı düşünüyorsan yürümez 🙂

    • Deniz

      Bilmiyorum şu da olabilir, bir blog-eğitim sitesi açarsın yeterince kitleye ulaşabilirsen google iş ortaklığına katılabilirsin(sitene google reklamı alarak). Bu da bir seçenek, tabii alım satımın olduğu bir sitenin kazancını kesinlikle kazanamazsın fakat yeterince kaliteli bir iş çıkarabilirsen site masraflarının ve verdiğin yüklü vergiden sonra eline bir miktar para geçer gibi duruyor. Nitekim bin lira gelirin varsa 500 civarı vergi, 200 civarı site masrafı eline 300 tl para kalır ki bu en olumlu yaklaşım.