Bilgisayarı Sevip Bilgisayar ile İlgili İş Yapmayı İstemek

Bilgisayarı Sevip Bilgisayar ile İlgili İş Yapmayı İstemek
Bilinmeyen Bilişim Kitabı

Matematiği kötü olan, bilgisayarı sevdiği için bilgisayar alanında, rahat bir hayat sürebileceği bir iş yapmak isteyen kardeşimizin sorusunu cevaplıyoruz.

SORU:

Merhaba öncelikle 11.sınıf öğrencisiyim bilgisayarla uğraşmayı seviyorum ve ilerdede bilgisayar alanında bir tercih yapmak istiyorum. Sayısal alan öğrencisiyim ama sayısal derslerim oldukça kötü. Lisede bir şekilde geçiyorum ama ilerde de bilgisayar alanında bir tercih yapmak istiyorum bilgisayar mühendisliği mesela matematik ve ingilizce bilgisi istiyor ingilizcem çok iyidir ama matematiğim de aynı oranda kötü. Onun haricinde grafik tasarım vb vb gibi bilgisayar alanlarından hangisini okuması ve mezun olması kolaydır ? bu gibi mesleklerden birinde güzel rahat bir yaşam sürebilirmiyim? ygs den 300 civarı bir puan alabilirim ama yls biraz sıkıntı kısacası ne yapacağını bilmeyen ama bilgisayar alanını sevdiğinden o alanda tercihler yaparsa neler olacağını bilmek isteyen bir çocuğum bana bir yol gösterirsen çok iyi olur abi

bu arada isim kısmına uydurma bir isim yazdım google aramalarında vs görünmek istemiyorum çünki kusura bakma abi

CEVAP:

Öncelikle sitede bir iki soru dahi okumadığını anlıyorum kardeşim. Çünkü soru gönderen hiç kimsenin ismi cevaplarda yayınlanmıyor, hatta sorunun sahibi sorulması durumunda söylenmiyor. İsim olayı daha önce soru soran kardeşlerimizin, önceki sorular ile alakalı soru sormaları durumunda, önceki sorularını bulmaktan ibaret. O yüzden rahat ol 😉

Bu bilgisayarı sevmek mevzusuna Bilgisayar Mühendisliği ve Beden Öğretmenliği konusunda da değinmiştim. Orada da belirttiğim gibi bilgisayarı sadece yapmak istediğiniz şeyleri yaptığınız için seviyorsunuz. Fakat bilgisayar ile alakalı bir bölüme gittiğinizde yada bilgisayar ile alakalı bir işte çalıştığınızda size yapmaktan zevk alacağınız şeyler öğretmeyecek veya yaptırmayacaklar. Bugün öğrenmek yada uğraşmak istemediğiniz matematik ve benzeri derslerden belkide çok daha zor şeyler ile uğraşmak veya çözmek durumunda kalacaksınız.

Bu nedenle bilgisayarı sevmek nedeniyle bilgisayar ile ilgili bir bölümde okumayı yada bilgisayar ile ilgili bir işte çalışmayı tekrar gözden geçirmenizi öneriyorum. Örneğin, bir yazılım dili öğrenmeye ve onda proje yapmaya çalışın. Bakalım kolay yada zevkli gelecek mi ona bir bakın, ondan sonra bilgisayar ile ilgili bir bölüm okumak veya işte çalışmak isteyin. Çünkü günümüzde bir çok kişi basit oyun yada sitelerin çok büyük paralar kazandığını görünce bilgisayara yada yazılıma heves ediyor. Fakat bunlar milyonda bir ihtimal ile gerçekleşen olaylar. Diğer yandan bir çok kişide o örneklere bakıp, heves ettiği yazılım dünyasına girdikten sonra hiçte kolay olmadığını görünce vazgeçiyor.

Hadi diyelim bilgisayarı seviyorsunuz ve önünüze bilgisayar ile ilgili gelen her şeyi öğrenmekten ve yapmaktan zevk alıyorsunuz. Fakat bu eğitim sisteminde bu asla yetmez. Çünkü eğitim sistemimiz bilgisayar bölümlerine, adayları bilgisayar bilgi ve becerisine göre değil, üniversite sınavından aldığı puana göre yerleştirmektedir. Bu sistem böyle olduğu sürece siz seve seve yada başka türlü sayısal derslerden yüksek puan almaya mahkumsunuz.

Rahat Bir Yaşam Sürmek

Rahat Bir Yaşam SürmekDünyadaki herkesin amacı rahat bir yaşam sürmektir zaten. Fakat bu maalesef küçük bir kesimin sahip olduğu imkan. Şimdi şöyle düşünelim, Avrupa ‘nın en genç nüfusuna sahip ülkelerinden biriyiz. Milyonlarca üniversite mezunu var. Çok basit bir mantık yürüterek soruya cevap verelim.

Günümüzde de bilgisayar olmazsa olmaz ve bu sayede herkes iyi kötü bilgisayar biliyor. Atıyorum 1 Milyon kişi bilgisayar ile alakalı bir bölümden mezun oldu yada kendisini geliştirdi. Fakat buna karşılık bilgisayar ile ilgili ihtiyaç duyulan eleman sayısı 100 bin. Peki bu durumda 1 milyon iş arayan bilgisayar ile alakalı kişilerden hangileri iş bulabilir?

Cevap çok basit, fark yaratanlar iş bulacak. Sistem şöyle işliyor; Eleman arayan şirket bilgisayar ile ilgili bir iş ilanı verir. İlana en az 100 tane başvuru yapılır. İlana yapılan başvuruları da “bu 100 tane elemanın hangisi en iyisi” diye bakar ve en iyisini seçmeye çalışır.

Şimdi tamamen objektif bir şekilde düşünün. Sizin bir şirketiniz var. Bilgisayar ile ilgili bir işte çalışacak bir eleman arıyorsunuz ve ilan verdiniz. Sizin için çok değerli o şirkete en iyi şekilde hizmet verecek ve yararlı olacak elemanı almaz mısınız? Tabi ki de en iyi elemanı almak istersiniz. Peki verdiğiniz ilana başvuru yapmış en az 100 başvuru var ve hiç birini tanımıyorsunuz, karşınızda sadece kısa öz geçmişleri duruyor. Bu durumda neye göre karar vereceksiniz? Hepsini tek tek çağırıp konuşmaya vaktiniz yok. İş dünyasında vakit nakittir. Bu durumda yapmanız gereken şey, o en az 100 kişiden en iyi 10 kişiyi belirleyip, görüşmeye çağırmak. E peki o 10 kişiyi nasıl belirleyeceksiniz? Tabi ki en kısa yoldan belirlemeye çalışacaksınız. Yani “hangisinin mezuniyeti bir diğerinden daha iyi” diye bakarak. Dolayısıyla bu durumda yapmanız gereken şey diğer 100 kişiden olabildiğince çok daha iyi bir öz geçmişe sahip olmak. İyi bir öz geçmişin birinci kriteri de sizin başvurduğunuz işe başvuran diğer elemanlardan daha iyi bir okuldan mezun olmak.

Rahat bir yaşam sürmeye geri dönecek olursak, Türkiye ‘de iyi ve büyük bir şirkette çalışmanız gerek. İyi ve büyük bir şirketlerin aradıkları da iyi bir okul bitirmiş kişilerdir. Hatta iyi bir okulu yüksek puan ile bitirmiş kişileri ararlar. Baktılar iyi bir okulu, iyi bir puanla bitirmiş birden fazla başvuru var, bu sefer iyi bir okulu, iyi bir puanla bitirmiş ve yüksek lisans yapmış kişiyi ararlar. Ondan da bir kaç kişi varsa, bu sefer bunlara ek olarak yurt dışında master yapmış adama bakarlar. O da varsa, bildiği dil sayısına bakarlar. Kendini geliştirmenin sınırı yoktur.

SONUÇ

Mevzuyu sonuca bağlayalım artık. İyice anlaşılması için uzun ve örnekleyerek anlattım. Aslında hesap çok basit. Rahat bir hayat yaşamak için iyi bir işe sahip olmak lazım, iyi işlerde de iyi bir öz geçmiş aranmaktadır. O yüzden sizin bilgisayarı sevmeniz ne iş dünyasında bir işe yarar nede üniversitede bilgisayar ile ilgili bir bölüme girmeye.

Ben 30 yıllık ömrümün 20 yılını bilgisayar başında geçirdim. Kendimi bilgisayarın bir çok alanında geliştirdim. Şimdi ODTÜ ‘ye gitsem beni bilgisayar mühendisliği bölümüne alacaklar mı … Türkiye ‘nin en büyük şirketlerinden birine gitsem bana rahat bir yaşam süreceğim bilgisayarla ilgili bir bölüm için işe alacaklar mı … Tabi ki de almayacaklar. Çünkü sistem böyle işlemiyor.

Bu sistemin isteseniz de, istemeseniz de, beğenseniz de, beğenmeseniz de kuralları var. O kurallara uymayan bu sistemin kaymağını yiyemez 😉

Bilinmeyen Bilişim Kitabı