Bilgisayar ile İlgili Mesleğin Geleceği Nedir?

Bilgisayar ile İlgili Mesleğin Geleceği Nedir?
Bilinmeyen Bilişim Kitabı

olmak isteyen bir kardeşimizin, bilgisayar mühendisliği ve benzeri mesleklerin geleceği ile ilgili sorusunu cevaplıyoruz.

SORU:

Öncelikle böyle bir oluşuma imza attığınız için çok teşekkür ederim kendi adıma..
Hemen soruma geçeyim.
Ben şuan lise 2. sınıf bilişim tek. alanı öğrencisiyim. Küçüklükten beri hedefim bilgisayar mühendisi olmak. Bunun için yıllardır amatör de olsam kendimi geliştirmeye çalışıyorum (web/masaüstü programlama). Onun yanında okuldan geri kalmamak adına sürekli Matematik-Fen (pc müh. için önemli olan dersler) çalışıyorum. Ama internette elimi nereye atsam ileride bilgisayar mühendisi, yazılım mühendisi, bilgisayar programcısı vb. olmak isteyenlerle dolu. (Hatta 2 kod yazmayı öğrenmiş insanlar “Ben Coder’ım, developer’ım” falan filan diye saçmalıyorlar. Bu da ayrı bi mesele). Sanırım şuan en çok istenilen mesleklerde başı çekiyor. Bu da beni fazlasıyla endişelendiriyor. Bu mesleğe bu kadar talep varken nedir?
Elimden gelenin en iyisini yaparak gidebileceğim en iyi üniversite gitmek istiyorum. Oradan mezun olduğumda okulla beraber kendimi geliştirirsem ileride rahat iş bulabilir miyim ?
Şimdiden teşekkürler.

CEVAP:

Öncelikle eyvallah kardeşim. Bu zamana kadar sektörel anlamda yazdığım makaleler ve cevapladığım soruların can alıcı noktalarını neredeyse özetlemişsin. Şimdi cevabımıza geçelim.

Bilgisayar Mesleğinin Geleceği

Bilgisayar ile ilgili bir mesleğin geleceği elbette var. Neticede teknoloji çağındayız ve uzun yıllar boyunca teknoloji ile alakalı meslekler geçerli olacaktır. Bununda hemen hemen herkes bilincinde.

Daha küçük yaşlarda oyun oynamak için, internette takılmak için bilgisayar başından kalkmayan bir sürü kişi “ben sürekli bilgisayar başında oturuyorum ve bilgisayar başında olmayı seviyorum. Hem bilgisayarı seviyorum hemde bilgisayar işinde para var, o zaman bilgisayar mühendisi olayım” kafasındalar. Aynı zamanda sürekli bilgisayarda oyun oynayıp, internette takılıp, birde iki şey öğrenince bilgisayarı bildiklerini zannediyorlar. Fakat bilgisayarda bu şekilde geçirilen vaktin bilgisayar ile ilgili meslek edinme konusunda hiç bir katkısı yoktur. Bu yüzden bu sektöre giren bir çok kişi ya çok büyük sıkıntılar çeker yada vazgeçer.

Diğer yandan bu düşünce yapısıyla bilgisayarcı olmak isteyenlerin sayısının fazla olması nedeniyle geçtiğimiz yıl itibari ile işsiz kesimin yüzde 14’ü bilgisayar ile alakalı iş yapanlar. Tabi bu, bilgisayar ile alakalı bir mesleğin geleceği olmadığı anlamına gelmiyor.

Üniversitelerin Durumu

Diğer bir mesele ülkemizdeki üniversite sayısı. Türkiye ‘de 2014 itibari ile tam 196 tane üniversite var. Aynı zamanda 2014 yılı itibari ile 5.5 Milyon üniversiteli var. İşe talep çok iken işçiye talep az. Dolayısıyla yapılan üniversite sayısı değil 196, 196 bin bile olsa hiç bir anlamı yok. Önce mevcut üniversiteliler iş imkanına sahip olmalı, ondan sonra “eksik var” diyerek üniversite yapılmalı.

Üniversitelerin DurumuMaalesef günümüzdeki üniversiteler Avrupa standartlarının çok gerisinde eğitim veriyor. Okullarda alınan eğitimlerin iş hayatına hiç bir katkısı olmadığı için bütün iş ilanlarında standart olarak “2 yıllık deneyim” kelimesi geçiyor. Stajyerler firmalarda mesleği öğrenmesi gerekirken getir götür işleri yapan ayakçı gibi kullanılıyor.

Üniversitelerin bu kadar çok olmasındaki ve kolay girilmesinde ki başlıca neden işsiz sayısının az gösterilmesidir. Aynı zamanda üniversitenin olduğu bölgelerde para alışverişini arttırmaktır. Alın, verin, ekonomiye can verin … Tabi burada para harcayan sadece öğrenci, para kazanan esnaf, esnafta vergi mükellefi olunca bundan en karlı kimin çıktığını, dolayısıyla sistemin neden böyle olduğunu anlamak zor değil.

Şirketlerin Üniversiteli Aşkı

Özellikle teknoloji ve proje üreten şirketler devletten destek alıyor. Bu desteğe karşılık çalıştıracaksın şartı koşuyor. E hem üniversite mezunu hemde devlet destek veriyor, o zaman sen atomu parçalayacak nitelikte adam olsan da diploman olmadıktan sonra işveren senin yüzüne bakmıyor.

SONUÇ

Konuyu toparlayacak olursak burada bahsettiğimiz şartlar ve sorunlar buz dağının sadece görünen kısmı. Eskiden lise mezunları iş bulamıyordu, şimdi üniversite mezunları da iş bulamaz hale geldi. Bu şartlar altında iyi bir şirkette iyi imkanlar ve gelir ile çalışmak için fark yaratmak gerekiyor. Bu farklar ise öncelikle Türkiye ‘nin en iyi üniversitelerinin birinden mezun olmak, ardından yüksek lisans yapmak, yurt dışında master yapmak, İngilizcenin yanında bir iki dil daha bilmek gibi unsurlar fark yaratmanızı sağlar.

Maalesef dert üniversiteye girmek ile bitmiyor. Asıl dert üniversiteyi bitirip, , özellikle iyi bir iş bulma arayışı içine girdiğinizde başlıyor. Şu anda bir sürü bilgisayar mühendisi yada bilgisayar ile alakalı bir bölümden mezun olmuş kişi var. Bu kişilerin arasından sıyrılmalısınız. Bunun içinde CV’nizi dolduracak niteliklere sahip olmalısınız.

Bilinmeyen Bilişim Kitabı