Bazı Derslerden Nefret Edip Kurstan Medet Ummak

Bazı Derslerden Nefret Edip Kurstan Medet Ummak
Bilinmeyen Bilişim Kitabı

Okulda bazı derslerle sorun yaşadığı için istediği okulu kazanamayacağını düşünen kardeşimizin kurslar ile ilgili sorusunu cevaplıyoruz.

SORU:

Selam Kodcu Herif, tüm yazılarını virgülüne kadar okuyorum ve yazılarını çok beğeniyorum. Ben bir Anadolu Lisesi öğrencisiyim. Matematik ve Fizik dersinde harikayım ancak Coğrafya, Tarih, Kimya, Biyoloji dendiğinde elim ayağım titriyor, sinirlerim bozuluyor. Hiçbir halta yaramayacak şeyler benim üniversite kariyerimi etkileyecek. Her ne kadar sayısalcı olsam da bu dersler maalesef okul ortalamama katıldığı için etkisini gösterecek ve tabi ki YGS’de karşıma gelecek. Ben bu derslerle uğraşmıyorum, takmıyorum bile ama Matematik ve Fizik derslerim gayet yüksek ortalamada, severek derslere sarılıyorum. Ben ilerde yazılımcı olmak istiyorum ancak İstanbul Teknik Üniversitesi ya da Boğaziçi Üniversitesi gibi üniversiteleri bu saçma dersleri yapmadan kazanabileceğimi sanmıyorum. Şuan internetten edindiğim bilgilerle kendi kendimi geliştirmeye çalışıyorum, *** gibi kurslar da meslek edinmede yardımcı oluyormuş sanırım. Bana bir yol gösterir misin? Teşekkürler 🙂

CEVAP:

Çok teşekkür ederim =) Öncelikle belirteyim, soruda adı geçen kurs ismini sansürledim. Hem reklam olmaması nedeniyle hemde muhtemel söyleyeceğim şeylerin o kuruma zarar verme ihtimali olması nedeniyle böylesi daha doğru olacaktır.

Bazı Dersleri Sevmemek

İlk olarak sevmediğin derslerden bahsedelim. Genelde matematik ve fizik sevilmez, diğer dersler daha ilgi çekici gelir ama sende belli ki tam tersi =) Günümüz eğitim sisteminde matematik ve fizik derslerini sevmek, diğer dersleri sevmekten daha büyük avantaj. Fakat dediğin gibi diğer derslerinde önemi var.

Ben sevilmeyen derslerin her daim insanın kendisini sevmemeye şartlandığı için sevilmediğini düşünürüm. Çünkü bunu tecrübe etmiş biriyim. Bende bir dönem matematik ve fizik derslerini sevmez, dolayısıyla çalışmazdım. Fakat biraz uğraşmak istediğimde, olumsuz düşüncelerden kendimi arındırdığımda baya sevmeye başladım kendilerini. Hatta katıldığım sınavlarda çok başarılı olmuştum.

Bu nedenle sorunun temeli senin o dersleri sevmemeye şartlanmış olmandan kaynaklanıyor. Hal böyle olunca okuduğunu dahi anlamazsın. Birazcık o derslere merak duyman her şeyi değiştirecektir.

Kurs ile 

Kurs ile İş İmkanıBende kursa gitmiş biriyim. Fakat açık ve net söylüyorum, bugün sahibi olduğum yazılım bilgisinin sadece 10’da 1’ini kursta edindim. Geriye kalan 10’da 9’u hep bireysel çalışmalarım ve çabalarım sonucunda edindim. Dolayısıyla hep kursa verdiğim paranın boşuna olduğunu düşünürüm. Çünkü orada edineceğim bilgileri evde internetten, kitaplardan, görsel eğitim setlerinden edinebilirdim.

Bunun yanı sıra Yazılım Öğrenme Kaynakları konusuna da bir bakın derim. Orada kursların iş imkanları muhabbetinden pek bahsetmedim, burada bahsedeyim.

Kursların öğrenci (müşteri) çekmek için en büyük kozu “iş imkanı sunuyoruz” demesidir. Evet, yalan değil. Bazı şirketler kaliteli kursları arayıp “yazılımcı arıyoruz, tavsiyede bulunur musunuz …” diyebiliyorlar. Fakat bu kursa yazılan herkesin o kurs vesilesi ile iş imkanına sahip olabileceği anlamına gelmiyor. Çünkü atıyorum 100 tane öğrenci varsa 1 tane “yazılımcı arıyoruz” diyerek kursa başvuran şirket çıkıyor. Hadi 1 değil 5 oldu diyelim. Kurs da kura çekerek şirketlere isim göndermiyor. Kurstaki en başarılı öğrencilerden seçerek şirkete gönderiyor. Tabi Türkiye gibi bir yerde torpil gibi unsurların olmaması da düşünülemez … Kurslar çok iş imkanı sunuyor olsaydı, piyasada iş ilanı diye bir şey olmazdı. Çünkü her yerde mantar gibi kurs var. =)

Gel gelelim, kursların bu nadiren sunduğu iş sahibi olma imkanı yüzde 1 yada 5 ihtimal iken size kesinlikle kaliteli bir firmada iş imkanı sunduklarını söylüyor yada düşündürüyorlar.

Kursun bana göre tek avantajı sertifikadır. Sertifikada, diploma kadar etkili olmasa da bir işi bildiğinizi az çok gösteren bir unsurdur. Bu nedenle tercih edilebilir. Fakat söz konusu paralar benim düşünceme göre çok yüksek. Bu nedenle tercih sizin.

SONUÇ

Benim tavsiyem, çokta önemli olmayan dersler yüzünden umutsuzluğa kapılma. Ana dersler güzel iken, başarısız olma ihtimali yüksek biri gibi, alternatif yollar arıyorsun. Yani okyanusu geçiyor iken derede boğulacak gibisin. Bence buna gerek yok. Boğaziçi, İTÜ olmazsa başka kaliteli üniversitelere gidebilirsin. O kaliteli üniversitelerde de başarılı olabilirsin. Zaten üniversiteye kapağı attıktan sonra bu nefret ettiğin dersleri görmeyeceksin. Bu nedenle tek yapman gereken şey köprüyü geçene kadar ayıya dayı demen 😉

Bilinmeyen Bilişim Kitabı