Başarmak İçin Çaba Gösterdiğinizden Emin misiniz?

Başarmak İçin Çaba Gösterdiğinizden Emin misiniz?
Bilinmeyen Bilişim Kitabı

Hayatta herkes , bir şeyler başarmak yada ihtiyaç duyduğunu düşündüğü şeylere sahip olmak ister. Fakat bunları elde edemediğinde standart olarak “bahane üretme sistemi” devreye girer, ki bunda bir çok kişi uzmanlaşmıştır. 

Hoca bana taktı / çalışmadığım yerden sorular çıktı, yoksa benim sınavdan yüksek not alıcaktım“, “patron benim hakkımı yedi, yoksa terfi / zam almayı hak ettim“, “bizde şans yok / babamız zengin değil arkadaş, yoksa benimde evim, arabam olurdu” gibi sözler size tanıdık geliyor öyle değil mi …

Söz konusu dürüstlük olunca kimse üstüne toz kondurmaz ve hemen hemen herkes dürüst olduğunu iddia eder. Fakat hiç kendinize karşı dürüst olup olmadığınızı düşündüğünüz mü? Belkide bir insanın kabullenmekte en zorlandığı konu dürüst olmadığı gerçeğidir.

Gelin isterseniz kendimize bir kaç soru sorup, bu soruların cevaplarını objektif bir şekilde kendimize verelim ve dürüst olup olmadığımızı, başarmak için gerekli çabayı gösterip göstermediğimizi, önümüzde gerçekten engeller var mı yoksa biz mi engeller üretiyoruz beraber bakalım.

Yeterince Çalışıyor muyum?

Yeterince Çalışıyor muyum?

Sorulması gereken ilk ve en önemli soru budur. Acaba bir şeyi başarmak, bir şeyi elde etmek için gerekli çabayı gösteriyor muyum? Sınavdan yüksek not almak için gerçekten derslerime gerekli özeni gösterdim mi? Terfi yada maaşıma zam alabilmek için iş yerinde beklenilenden fazlasını yaptım mı? Bir ev yada araba almak için gerektiği kadar çok para kazanmaya, birikim yapmaya çalıştım mı?

Bu sorulara objektif bir şekilde, bahaneler üretmeden, dürüst bir şekilde evet yada hayır cevabı verin. “Hayır” cevabı veriyorsanız zaten başarılı olmanıza engel olan şeyin gerektiği kadar çalışmamanız olduğunu ve çalışmanız durumunda başarılı olacağınızı biliyorsunuz demektir. Eğer “Evet” diyor yani gerekli çabayı gösterdiğinize gerçekten objektif bir şekilde inanıyor, tüm bunlara karşılık hakkınızın yendiğini düşünüyorsanız, o zaman farklı çözüm yolları üretmeniz gerekecek.

Derslerinize yeterince çalıştıysanız ve öğretmen size haksızlık yaparak düşük not veriyorsa, sınav kağıdınızı görme hakkınız, olmadı bu durumu okul idaresine bildirerek hakkınızı arama imkanınız var. Hepsi olmadı okul değiştirme hakkınız var.

Eğer bir iş yerinde yeterince çalışmanıza, iyi performans göstermenize rağmen terfi yada zam alamıyorsanız, bunu iş yerinde ilgili yönetim ile görüşme şansınız, olmadı yeni bir iş arama şansınız var.

İhtiyaç duyduğunuza inandığınız bir şeyi almak için yeterince çok para kazanmaya, birikim yapmaya çalıştığınızı düşünüyorsanız bu seferde gelir yollarınızda ve giderlerinizde sorun var demektir. Daha fazla gelir elde edebileceğiniz bir işe girmek yada ek iş yapmak, giderlerinizin çok önemli olmayanlarından kurtulma imkanınız var.

Zamanımı Boş Geçiriyor muyum?

Kime sorsanız “hiç vaktim yok, bütün günüm dolu geçiyor” şeklinde dert yanar. Buradan yola çıkarak da başarmak, bir şeyleri elde etmek için gerekli çabayı gösteremediğini veya gösteremeyeceğini söyler yada düşünür. Doğrudur. İş / eğitim hayatı kişilerin günlük vaktinin ciddi bir kısmını götürür. Peki geriye kalan zamanınızı gerçekten yapmak zorunda olduğunuz, dolu işlerle mi geçiriyorsunuz?

Bunun içinde kendinize şu soruları sorabilirsiniz; Günde gerektiğinden fazla mı uyuyorum? Televizyon / Dizi izliyor muyum? Oyun oynuyor muyum? Çok fazla dışarıda geziyor muyum?

Günde ortalama bir insanın uyuması gereken süre 6-8 saat arasındadır. Buda demektir ki 8 saatin üzerinde uyuduğunuz her saat boş geçirdiğiniz vakit anlamına gelir. Az uyumanın ciddi zararları olduğu gibi çok uyumakta iyi değildir.

Zamanımı Boş Geçiriyor muyum?Televizyon programları ve dizilerin insanların hep beynini uyuşturduğu söylenir. Burada anlatılmak istenilen ağzınızdan salyalar akarak, kafanızın bir dünya olması değildir. Sizin bir şeyler başarma, düşünme, fikir üretmenizi engellediği için bu şekilde tasvir edilir. Eğlenceli TV programları ve diziler hayatın sorunlarından biraz olsun uzaklaşmanız, kafa dağıtmanız için yararlı olabilir fakat bu maksimum 1 saat olmalıdır. Tabi günümüzde TV program ve dizilerin 2 saat civarı olması, 1 saat sınırına uymadığından en güzeli yarımşar saatlik hem öğretici hemde eğlendirici belgeseller en idealidir.

Oyun oynamak her daim zevklidir. Yine TV ve dizi izlemekte olduğu gibi kafa dağıtmanızı sağlar. Fakat çoğu oyun üreticisinin amacı kendinizi oyuna kaptırmanız, saatlerce başından kalkmayacak şekilde oynamanızdır. Bu amaca hitap eden oyunlar her ne kadar zevkli görünse de mümkün olduğu kadar uzak durmaya çalışın. Kendinizi kaptırmanız durumunda günlerinizi, haftalarınızı, aylarınızı hatta belkide yıllarınızı boşa harcarsınız.

Özellikle internetin yaygınlaşmasıyla sokağa çıkmak, dolaşmak, sosyalleşmek bir nevi teşvik edilmesi gereken bir durum haline geldi. Neyse ki akıllı telefonlar çıktıda, insanlar ayrı kalamadıkları interneti yanlarında taşıyabiliyorlar ve dışarı çıkıyorlar. Fakat dışarı çıkmayı, gezmeyi, dolaşmayı, her akşam arkadaşlarla barda, gönüller hovarda takılmayı başarı kelimesi ile bağdaştırmak kolay değil. Bu nedenle bunu haftada 1 gün ile sınırlamalısınız.

Başarmam İçin Gerçekten Engeller Var mı?

Benim adım Hıdır, elimden gelen budur” gibi “daha iyisini yapamam” anlamına gelen bir deyim acaba kaç millette var … Bu kadar kolay mıdır başarısızlığı kabullenmek, daha iyisini yapmak için çaba göstermemek …

Başarmam İçin Gerçekten Engeller Var mı?Siz gerçekten şu anda olduğunuz noktadan daha iyi bir noktada olamaz mısınız? Önünüzde şu anda olduğunuz noktadan daha iyi bir noktada olmanıza engel olan şeyler neler? Peki gerçekten onlar aşılamayacak engeller mi?

100 bin liran olsa bunu 1 milyon yapabilir misin?” diye sorsanız çoğu kişi buna tereddütsüz “yaparım” der. Çünkü o kişinin 100 bin lirası yoktur ve olması durumunda bunun kolaylıkla yapılabileceğini düşünür. Aynı “hoca bana takmasa 100 alırdım“, “müdür hakkımı yemese terfi alırdım“, “şans olsa evim, arabam olurdu” gibi “100 bin liram olsa 1 milyon yapardım” demek kolay gelir. Peki 10 bin lirayı 100 bin lira yapmak için veya bin lirayı 10 bin lira yapmak için ne gibi bir engel vardır … Matematiksel olarak aynıdır yani söz konusu 1’i 10’a katlamak.

Tek fark 10 bin yada bin liraya sahip olmak için kişinin önünde ciddi bir engel yoktur ve bir şekilde kısa sürede o paraya sahip olabilir, dolayısıyla bahane üretemez. Bahane üretemediği için “yaparım” kelimesini, 100 bin lirayı 1 milyona çevirmek söz konusu olduğundaki kadar kolay sarf edemez.

Gerçek engeller, başkalarının önünüze koyduğu engeller değil, sizin kafanızda yarattığınız engellerdir.

SONUÇ

Belki daha sorulacak, başaramadığımız, istediğimiz noktada olamadığımız, elde etmek istediğimiz şeyleri elde edemediğimiz için bahaneler ürettiğimizi, kendimize karşı dürüst olmadığımızı, herkesten önce kendimizi kandırdığımızı gösterecek çok soru var. Fakat bu 3 ana soru ve içlerinde barındırdıkları alt sorular, sanırım asıl sorunun öğretmende, müdürde, şansta ve benzeri nedenlerde değil, kendimizde olduğunu objektif bir şekilde baktığımızda görmemizi sağlayabileceğine inanıyorum.

Çoğumuzun ailesinin maddi durumu, eğitim seviyesi ideal seviyelerde değil. Evet, belki maddi ve eğitim anlamında iyi seviyelerde olsaydı her şey çok daha güzel, çok daha kolay olabilirdi. Fakat emin olun, öyle olsaydı başarılı olmak tarifi imkansız bir tat vermezdi.

Unutmayın, ne kadar zor şartlar altında zirveye çıkarsanız, diğer zirvede olanlardan daha parlak ve sağlam bir şekilde zirvede kalırsınız.

Bilinmeyen Bilişim Kitabı